UNRWA’ya yönelik iddialar üzerine analitik bir bakış

On binlerce Filistinli katledilirken hiçbir tepki vermeyen, hatta saldırılara destek olan başta ABD olmak üzere Batılı devletler, İsrail’in bu iddiası sonrası UNRWA’ya yapılan bağışları askıya almaya karar verdi. Alelacele alınan bu karar, Filistinlileri topyekûn yok etmeyi amaçlayan İsrail’e destek olmaktan öte bir anlam ifade etmiyor.

GAZZE’deki İsrail saldırıları dördüncü ayına girdi. Bu süre zarfında 27 binden fazla insan öldü. Ölenlerin azımsanmayacak bir kısmı kadın, çocuk ve sivillerden oluşuyor. Milyonlarca insan da yerinden edildi.

Yerinden edilen milyonlarca insanın önemli bir kısmı Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nın (UNRWA) sağladığı imkânlarla hayata tutunmaya çalışıyor. Yani UNRWA, Filistinliler için önemli bir uluslararası kuruluş.

İsrail, Gazze saldırıları sırasında UNRWA’yı da hedef aldı. UNRWA’ya ait hastaneler İsrail tarafından saldırıya uğradı. Birçoğu kullanılamaz hâle geldi. Kullanılabilir durumda olanlar da hizmetlerini kısmî olarak verebiliyor. Gazze saldırılarında onlarca UNRWA görevlisi de İsrail saldırıları sonucu hayatını kaybetti.

Topyekûn cezalandırma

İsrail bunlarla yetinmeyip, UNRWA’nın faaliyetlerini olabildiğince engellemeye çalışıyor. İsrail, son olarak UNRWA’da görevli bazı kişilerin 7 Ekim’deki HAMAS saldırılarına karıştığı iddiasını ortaya attı.

On binlerce Filistinli katledilirken hiçbir tepki vermeyen, hatta saldırılara destek olan başta ABD olmak üzere Batılı devletler, İsrail’in bu iddiası sonrası UNRWA’ya yapılan bağışları askıya almaya karar verdi. Alelacele alınan bu karar, Filistinlileri topyekûn yok etmeyi amaçlayan İsrail’e destek olmaktan öte bir anlam ifade etmiyor. Çünkü hem ortaya atılan iddialar kanıtlanmış değil, hem de bu karar topyekûn cezalandırma anlamına geliyor.

Ayrıca yaptırımı bir kenara bırakın, on binlerce insanı katleden İsrail’i kınamayan Batılı ülkeler, kanıtlanmamış iddialar üzerine, hatta kamuoyuna yansıyan bilgilere göre bir İsrail plânı olan bu iddialarla milyonlarca insanı topyekûn cezalandırıyor.

UNRWA’yı tasfiye plânı

Alelacele alınan bu “yardımların askıya alınması kararı”, başta da belirttiğim gibi, topyekûn bir cezalandırma anlamına geliyor. Ayrıca bu iddiaların İsrail’in UNRWA’yı ortadan kaldırarak Filistinlileri topyekûn ortadan kaldırma arzusunun bir parçasının hayata geçirilmesine hizmet ediyor.

Çünkü İsrail, yıllardan beri UNRWA’nın faaliyetlerini engellemeye çalışıyor. Filistin ile olan savaşta UNRWA’yı yok edilmesi gereken bir kuruluş olarak görüyor. İsrail’in iddialarının buna yönelik bir plân dâhilinde gerçekleştiğine dair bilgiler İsrail gazeteleri ile dünya kamuoyuna yansıdı. Kamuoyuna yansıyan bu bilgilere göre, İsrail üç aşamalı bir plânı devreye koydu: Buna göre ilk aşamada İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın hazırladığı rapor doğrultusunda UNRWA’yı karalamak ve faaliyetlerini engelleme amacına sahip iddialar ortaya atılarak UNRWA’nın uluslararası desteği ve meşruiyeti ortadan kaldırılacak, sonrasında Gazze’de HAMAS dışında İsrail’in kabul edeceği farklı bir yapı göreve getirilecek ve son aşamada da UNRWA’nın görevleri HAMAS’ın yerine getirilecek yapıya devredilecek.

UNRWA’ya yönelik iddiaların arkasında İsrail’i soykırım ile yargılama kararını önleme çabası da var mı?

UNRWA’ya yönelik iddiaların bu plânın kamuoyuna yansımasından sonra ortaya atılması ve ardından yardımların askıya alınması kararı, plânın devreye konulduğuna işaret ediyor. Ayrıca UNRWA’ya yönelik iddiaların Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail’e yönelik aldığı soykırım suçuyla yargılanmasının kabulü ve hakkındaki tedbir kararları sonrası gelmesi de düşündürücü.

Sanki bir el, “İsrail’i soykırım yapmakla yargılarsanız, biz de, size yardım sağlayan BM kuruluşları dâhil, herkesin faaliyetlerini engelleriz” demek istiyor.