Sürpriz, sürpriz olmadı

Gördüğüm şu ki, Recep Tayyip Erdoğan, 2028’e hazırlanıyor. Yahut da Türk Devleti, 2028’e Murat Kurum’u da ve tabiî ki Ekrem İmamoğlu’nu da hazırlamıyor. Seçime kısa bir zaman var. Kurum’un isminin geç açıklandığı kanaatindeyim. İstanbul’u bilmeyen ve her sokağı mühim olan bu şehirdeki sorunlara doğrudan vâkıf olmayan birini sadece “kentsel dönüşüm” konusuyla vatandaşın doğrudan karşısına çıkarmak için bu kadar beklenmemeliydi.

CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı belliydi, Cumhur İttifakı adına AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı da belli oldu.

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan uzun süre “Sürpriz yapacağız” demişti ama AK Parti İstanbul Milletvekili Murat Kurum’un adı, 14 Mayıs’ta Meclis’e vekil olarak girdiği günden beri İstanbul Büyükşehir Belediyesi için 31 Mart 2024 günü yapılacak yerel seçimlerde AK Parti adayı olarak gösterileceği yönünde konuşuluyordu.

Yani sürpriz, sürpriz olmadı.

İstanbul’un son yerel seçimde nasıl ve neden kaybedildiğini AK Parti ve tüm Cumhur İttifakı ortakları istişare etmiş, bu kez kazanılması için özel politikalar belirlemiştir. Sayın Murat Kurum’a adaylığı hayırlı olsun. Başarılar diliyorum.

Yerel seçimlere ilişkin bir notum var, bunu kendimden bir hikâye ile anlatmak isterim.

Radyo tiyatrosu dinlemeyi çok severim. Lise yıllarından kalma bir hatıra gibi, hâlâ TRT ve TRT Diyanet radyolarında yayınlanan sabah kuşağındaki radyo tiyatroları sonuna kadar dinlerim.

Lise yıllarında Ankara merkezli bir radyonun komedi kuşağında yayınlanan 10 dakikalık bir mizah tiyatrosu olurdu, onunla başladı bu muhabbet. O radyoda kısa, “radyo skeci” diyebileceğimiz, son derece komik tiyatrolar seslendirilirdi.

Bir tanesini hiç unutmam, ismi “Ankaralı Türkücü” idi. Diyordu ki Ankaralı Türkücü, “Angara türkücüsü Angara’nın bütün ilçelerini ezbere sayar. (Bir çırpıda) Köçöören, Sincan, Çangaya, Mamak, Yenimaalle, Çamlıdere, Gudül… Bağlama sesini de ağzıynan çıkharır”.

2018’deki yerel seçimlerde AK Parti’nin en çok eleştirildiği nokta, adaylarıydı. İstanbul’da hiç seçim çalışması yapmayan Binali Yıldırım ile Ankara’da Ankaralı olmayan Mehmet Özhaseki vardı.

İkisi de bulundukları görevlerde iyi işler çıkarmaları nedeniyle aday gösterilmişlerdi. Ama ne Yıldırım İstanbul’un, ne de Özhaseki Ankara’nın bir çırpıda ilçelerinin isimlerini dahi sayabilecek durumdalardı.

Yerel seçimlerde kriter doğrudan yerliye ulaşmaksa eğer, AK Parti’de bir yanlış devam ediyor. Zaten valiler ve kaymakamlar, iktidarın da sahibi olan AK Parti’nin Genel Başkanı da olan Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından atanıyor. Ama iş, belediye başkanı adayını da atamaya dönüştü.

Sayın Erdoğan İstanbul’daki aday tanıtım toplantısındaki konuşmasında dedi ki, “Tıpış tıpış oy verme dönemi bitti”. Tamam da, AK Parti de CHP gibi yapmış olmuyor mu böylece?

Kurum’un İstanbul’da aday gösterilmesini bu açıdan eleştiriyorum. Ancak Kurum’un aday gösterilme nedeninin siyâsî bir hata olmadığını, bile bile düşünüldüğünü düşünüyorum.

2028 Seçimleri, kuvvetle muhtemel İstanbul merkezinde dönüşen bir siyasetle şekillenecek. Bu anlamda İstanbul’u kazanacak kişi, gelecek dönemki seçimlerde başat bir rol üstlenecek.

Murat Kurum ismi, böyle bir profil göstermiyor. Memur bir imaj. Âmir ise Recep Tayyip Erdoğan. Ve gördüğüm şu ki, Recep Tayyip Erdoğan, 2028’e hazırlanıyor. Yahut da Türk Devleti, 2028’e Murat Kurum’u da ve tabiî ki Ekrem İmamoğlu’nu da hazırlamıyor.

Seçime kısa bir zaman var. Kurum’un isminin geç açıklandığı kanaatindeyim. İstanbul’u bilmeyen ve her sokağı mühim olan bu şehirdeki sorunlara doğrudan vâkıf olmayan birini sadece “kentsel dönüşüm” konusuyla vatandaşın doğrudan karşısına çıkarmak için bu kadar beklenmemeliydi.

Son bir notla bitireyim. Daha önce çokça yazdım, yine yazacağım; Meclis aritmetiği Sayın Erdoğan nezdinde hiç mühim değil, bunu net şekilde anladık. Yine vekil seçtirip bakan, vekil seçtirip belediye başkanı adayı gösteriliyor AK Parti’de. “Bizim arkadaşlarımız her yere lâyık” düşüncesi de olsa yanlış. Arkadaş mı yok AK Parti’de, kardeş mi yok?

Bugüne kadar örneğin Kılıçdaroğlu’nu saha konusunda çok yanılttıkları konusunda yazıp çizdik. Peki, Sayın Erdoğan’ı saha konusunda çok mu doğru yönlendiriyorlar, bilmiyorum. Allah sıhhat ve gönül ferahlığı, görüş açıklığı versin. (Âmin.)