Sürdürülebilir kalkınma ve yeşil ekonomi açısından “yenilenebilir enerji”

Geçtiğimiz aylarda kömür enerjisi ile çalışan bir termik santralini daha kapatan İsveç, kömür enerjisi safhasını tamamlayan Belçika ile Avusturya’dan sonra üçüncü Avrupa ülkesi olmuş. Avrupa’daki altı ülke ise 2025 yılına kadar termik santrallerini kapatmayı plânlamakta. Bu ülkelerden Fransa 2022, Slovakya ve Portekiz 2023, İngiltere 2024, İrlanda ve İtalya ise 2025 yılına kadar tesislerini kapatarak yenilenebilir enerjiye geçiş hedefleri olan ülkeler arasında.

FARKLI başlıklar gibi görünmekle birlikte, birbirini tamamlar nitelikteki iki kavramdır “yeşil ekonomi” ile “sürdürülebilir kalkınma”...

Sürdürülebilir kalkınma bir hedef ise, yeşil ekonomi için de “bu hedefe ulaşmak için bir araç” denilebilir. “Yeşil ekonomi” başlığının kapsamı bir hayli geniş olmakla birlikte, ilk akla gelenlerden biri, “yenilenebilir enerji ve sürdürülebilirlik”...

Her şeyden önce sürdürebilir kalkınma için kendi kendini idâme edebilen bir düzen gerekir. Bunun için gereken önemli unsurlardan biri, yenilenebilir enerjidir. Enerji üretimi ve kullanımında kaynaklardan olabildiğince faydalanarak enerji ihtiyacı noktasında dış ülkelere veya tükenebilir durumdaki hammaddelere muhtaç olmamak önemlidir.

Sürdürülebilir kalkınma

“Sürdürülebilir kalkınma” kavramı, ilk olarak 1987 yılında, Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu tarafından hazırlanan Bruntland Raporu’nda ele alınmış ve şu şekilde tanımlanmış: “Bugünün ihtiyaçlarını, gelecek kuşakların gereksinimlerini karşılama yeteneğinden ödün vermeden karşılayan kalkınma…”

Bu anlamda tüm dünya ülkelerinin ortak paydası, “sürdürülebilirlik”tir. Gelişmelere paralel olarak çevre ve sosyoekonomik düzey arasındaki ilişkinin iyi kurgulanarak uygulamaya geçirildiği bir kalkınma stratejisi, şu anki ihtiyaçları karşılıyor olabilir. Fakat “İnsanların gelecekteki temel ihtiyaçlarının karşılanmasını sıkıntıya sokabilir” düşüncesiyle hareket ederek tedbirli davranmak çok daha akılcı bir yaklaşım olur. Çünkü büyümenin hangi noktadan sonra bizi sıkıntıya sokacağının bilinirlik düzeyi kesin değildir. Bu nedenle sürdürülebilir kalkınmanın üç ana direği olan ekonomi, toplum ve çevre etkileşiminin bir bütün olarak değerlendirilerek hem bugün, hem de gelecek nesillerin kalkınmanın getirdiği fırsatlardan hakkaniyetli bir şekilde yararlanmaları sağlanmalıdır.

Sürdürülebilir kalkınma için belirlenen birçok maddenin içerisinde “enerji” anlamındaki temel kriter, enerji üretiminde fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılması ve yenilenebilir enerji üretiminin arttırılmasıdır.

Yeşil ekonomi

Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) yeşil ekonomiyi, “gelecek nesilleri önemli çevre risklerine ve ekolojik kıtlıklara maruz bırakmadan, uzun vadede insanların refahını arttıracak mal ve hizmetlerin üretimi, dağıtımı ve tüketimi ile ilgili ekonomik etkinlikler sistemi” olarak tanımlamaktadır.

Yine UNEP’in geçmiş yıllarda yayınlamış olduğu rapora göre beş sektör, öncelikli olarak yeşil ekonominin bir parçası olarak kabul edilmiştir. Bunlar “geri dönüşümlü temiz enerji ve teknoloji”, “yenilenebilir ve sürdürülebilir enerji”, “sürdürülebilir organik tarım”, “ekosistem altyapı” ve “orman sektörü”dür.

Yeşil ekonomi, tamamen yenilenebilir ve temiz enerjiyle elektriğini üreten bir dünya öngörmektedir. Bundan dört yıl öncesine ait Almanya ve İngiltere’de şebekeye tamamen yenilenebilir kaynaklarla elektrik verilebilen kasabalar olduğu haberlerini hatırladığımızda, her geçen gün bu teknolojiye koşar adımla yaklaşıldığını görmek mümkündür.

Dünyada her geçen gün daha fazla kullanım alanı bulan ve gelişmiş ülkelerin enerji ihtiyaçlarının önemli bir kısmını karşılayan yenilenebilir enerji kaynakları, “yeşil ekonomi” kavramının destekleyici unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır. Örneğin güneş enerjisinin 2029 yılına gelindiğinde en ucuz enerji kaynağı hâline gelmesi beklendiği gibi bunun yanında bütün dünyada kömürden çekilme eğilimi de hızlanmaya başlamıştır.

Geçtiğimiz aylarda kömür enerjisi ile çalışan bir termik santralini daha kapatan İsveç, kömür enerjisi safhasını tamamlayan Belçika ile Avusturya’dan sonra üçüncü Avrupa ülkesi olmuş. Avrupa’daki altı ülke ise 2025 yılına kadar termik santrallerini kapatmayı plânlamakta. Bu ülkelerden Fransa 2022, Slovakya ve Portekiz 2023, İngiltere 2024, İrlanda ve İtalya ise 2025 yılına kadar tesislerini kapatarak yenilenebilir enerjiye geçiş hedefleri olan ülkeler arasında.

Ülkemizde de rüzgâr enerjisi başta olmak üzere tüm enerji sektörlerinde yenilenebilir enerjinin oranı her yıl biraz daha artmaktadır.

Doğal kaynakların yoğun bir şekilde tahrip edilmesi, ekolojik dengenin bozulmasına neden olmaktadır. İşte bu noktada yeşil ekonomi; sosyal, ekonomik ve çevre anlamında sürdürülebilirlik açısından önemli bir araç hâline gelmektedir.

Günümüzde mevcût enerjinin artan nüfus ve gelişen sanayi karşısında yetersiz kalması nedeniyle enerji üretim ve tüketimi arasındaki fark hızla artış göstermektedir. Bu nedenle yeşil ekonomi için, karbon salınımının azaltılmasına yönelik yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımına ve atıkların yeniden işlenmesine yönelik petrole alternatif yakıtlı araçların hayata geçirilmesine, topraklarımızın ve su kaynaklarımızın korunmasına yönelik yatırımlara öncelik verilmelidir.

“Sürdürülebilirlik” kavramını ilk duyduğumuzda, “Hayatımızı ne kadar etkileyebilir ki?” dedik belki. Oysa her geçen gün önemi daha da artan bu kelimenin sonuna “kalkınma” kelimesi de ekleniverince, kavramın önemi katlanarak büyüdü ve hayatımızın merkezine yerleşti.

Tasarrufun önemli olduğu üretim toplumundan tüketim toplumuna geçtik ve her şeyi tüketmeye başladığımızda gördük ki, yavaş yavaş tükeniyoruz. Bu noktada yenilenebilir enerji kendini gösterdi.

Artık enerji tasarrufunda bulunmayan, doğal kaynakları tahrip eden ve geri dönüşüme önem vermeyen firmaların bu dönemde devamlılığını sağlaması bir hayli zor görünüyor.

Yeşil enerjinin ışığında, sağlıkla kalın…

 

https://yer-su.com/yesil-ekonomi-nedirtemel-esaslari-nelerdir/

http://www.mfa.gov.tr/dunya-surdurulebilir-kalkinma-zirvesi_johannesburg_-26-agustos---4-eylul-2002_.tr.mfa

https://temizenerji.org/2020/04/23/isvec-son-komur-santralini-de-kapatan-ucuncu-avrupa-ulkesi-oldu/