Sinema filmleri ve çocuklar

Doğru kurmacayla oluşturulan çocuk filmleri, çocukların problem çözme becerilerini geliştirebilir. Doğru ve çocuklara uygun zengin bir dilin kullanıldığı filmler, çocukların kelime dağarcıklarını artırmalarına ve bilişsel yeteneklerini geliştirmelerine yardımcı olur.

MODERN sanatlar içerisinde sinema, diğer sanatlardan daha fazla topluma etki ediyor. Çünkü sinemanın etkisi sadece sanatsal olarak ortaya çıkmıyor. Sinema, bir sanat olmasının yanında, aynı zamanda bir kitle iletişim aracı olarak da görülüyor. Bu nedenle etkisi diğer sanatlara göre daha yaygın ve daha derin. Bu bağlamda çocukların en fazla etkilendiği alanlardan biri de hiç şüphesiz sinema filmleridir.

Olumsuz etkiler neler?

Dil öğrenme ve dil gelişim çağında olan çocuklar, filmlerden olumsuz etkilenebiliyorlar. Öyle ki, uzmanlar aile içerisinde konuşmanın dil gelişiminde daha etkili olduğu hususunda büyük oranda hemfikirler. Aile içerisinde çocukla yapılan konuşmalar, çocuğa pratik yapma imkânı veriyor. Ama çocuğun filmdeki öznelerle birebir konuşma imkânı yok. Bu da çocukları edilgen kılıyor ve çocukların kelime dağarcıklarının daralması sonucunu doğuruyor.

Çocuklar aile bireyleriyle konuşurken aktif bir role bürünebildiklerinden, söyleneni anlama, anlamlandırma, kendi anlam dünyasını oluşturma becerisi elde ederken, bunlar doğrultusunda kendi iletilerini oluşturabilme becerileri de gelişiyor. Ayrıca pratik yapma imkânı çocukların telaffuz becerilerini de artırıyor.

Uslu dursunlar diye çocukları TV başına dikmek ne derece doğru?

Ailelerden bazıları, çocuklar uslu dursunlar diye onları televizyon başına dikiyor. Çocuklar izlesin diye ya çizgi film açıyorlar ya da çocuk filmlerini ekrana yansıtıyorlar. Çocuk filmleri de, çizgi filmler de genellikle kaba mizahın bol olduğu, korku ve şiddet ögelerinin gelişigüzel işlendiği, fantastik ögelerin bolca filme serpiştirildiği kurgu elemanlarından oluşuyor.

Bu içerikler çocukları şiddete yöneltebiliyor. Ya da korku ögelerinin olduğu sahnelerde çocukların psikolojileri negatif etkilenebiliyor. Hatta bazı durumlarda kalıcı psikolojik etkiler bile ortaya çıkabiliyor. Bunlar sonucunda çocuklar saldırgan olabiliyorlar. Gerçek ile kurmaca arasındaki farkı bilemeyen çocukların mantık ve akıl yürütme yetenekleri olumsuz etkilenebiliyor. 

Argolaşmaya dikkat!

İnsanlar kelime ve kavramlar aracılığıyla düşünüyorlar. Kelime ve kavramlar olmadan insanın muhakeme ve akıl yürütme gibi düşünce becerileri gelişmez. İnsan ne kadar çok kavrama hâkim olursa o kadar derinlikli düşünme şansı bulabilir.

Çocukların anlam dünyası daha ilk çocukluk dönemlerinden itibaren şekillenmeye başlar. Filmlerde kullanılan argo ve müstehcen dil, çocukların dil gelişimlerini negatif etkileyebiliyor. Bunun yanında argo ve müstehcen kelime ve kavramlar çocukların düşünce dünyasını da negatif etkiliyor. Argo dil, çocukların anlam dünyasının argolaşmasına sebebiyet verebiliyor.

Olumlu etkiler neler?

Elbette sinema filmlerinin olumlu etkileri de var. Doğru bir kurmacayla oluşturulmuş içeriğe sahip filmler, örneğin animasyon filmleri, çocukların gelişimine pozitif katkılar sunabilir. Doğru bir kurmacayla oluşturulan animasyon filmleri, çocukların hayâl dünyasını zenginleştirebilir. Bu tür filmler, çocuklardaki görsel ve işitsel duyuların gelişmesine katkı sunar.

Doğru kurmacayla oluşturulan çocuk filmleri, çocukların problem çözme becerilerini geliştirebilir. Doğru ve çocuklara uygun zengin bir dilin kullanıldığı filmler, çocukların kelime dağarcıklarını artırmalarına ve bilişsel yeteneklerini geliştirmelerine yardımcı olur. Bilişsel yeteneklerin gelişmesi çocukların analitik düşünme becerilerini de geliştirir. Ayrıca doğru kurmacayla oluşturulmuş filmler çocukların farklı yeteneklerini bir arada kullanmaları hususunda çocuklara ilham verebilir.