Rusya Ukrayna’ya saldırabilir mi?

Son günlerde Türkiye’nin istediği bazı adımları atarak aradaki gerginliği yumuşatmaya ve esnetmeye çalıştıkları da buradan kaynaklanıyor. Suriye ve Libya’da Rusya’nın karşısında duran tek ülkeyi bir de Ukrayna’da görmek işlerine gelecektir. Bu noktada ABD’nin öncelikle Suriye’de Türkiye’nin önüne sürdüğü piyonları geri çekeceğini ve bölgede elini rahatlatacağını görmek gerekir. Ukrayna’nın da bölge bakımından en çok güvendiği ülke Türkiye. Ukrayna ise NATO üyesi değil. Ve varlık bakımından askerî desteğe ihtiyacı var.

KIRIM’ı işgal ederek topraklarına ilhak eden Rusya ile Ukrayna arasında hâlihazırda bir gerilim vardı malûm.

Bugünlerde ise Rusya’nın Ukrayna’ya tekrar doğrudan girerek bütün Ukrayna’ya saldırabileceği konuşuluyor.

Kazakistan hususunda istediğini elde eden Rusya’nın Ukrayna hamlesiyle kendi sınırlarına bir toprak katmak istemediği ve ABD ile AB’ye doğrudan direkt bir mesaj vermek istediği tehdit dilinden de anlaşılıyor.

Libya’da darbeci Hafter’i paralı askerler üzerinden destekleyerek ülkede varlığını yerleştirmeye çalışan Rusya hakkında geçtiğimiz yıl bir yorum yapmış ve Avrupa’ya güneyinden de komşu olmayı arzuladığını yazmıştım. Bu noktada bulunmak istediği zemin Libya’nın petrol ve enerji zenginliğiydi.

Hâlihazırda kendisinin de petrolden başka bir varlığı olmayan Rusya’nın Avrupa ile arasındaki tek koridor olan Ukrayna’da da petrol ve enerjiye hâkim olmak istediğini biliyoruz.

Rusya’nın ve de diğer büyük güçlerin Libya’da kurmak istedikleri hâkimiyeti kabullenmeyerek fiilen bu ülkede bulunmayı tercih eden tek güç ise Türkiye oldu. Doğrusu AB’nin Türkiye’nin o dönemki hamlesinden ve bugünkü varlığından hoşnut olduğunu yine geçen yıl yazmıştım. Zira daha önce Ukrayna’ya yüklenerek Kırım’ı ele geçirmişti Rusya ve AB’yi doğusundan tehdit ediyordu. Bu kez de güneyden kuşatma hamlesine başlamıştı ve tehdit genişliyordu.

AB, dönemin Almanya Şansölyesi Merkel aracılığıyla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’la irtibat kurmuş ve Rusya’nın ellerinden koparmak istediği Hafter’i yine de savunurken Rusya’yı bölgede durduğu içinse Türkiye’ye teşekkürünü bildirmişti.

Geçtiğimiz gün ABD Başkanı Joe Biden, Rusya’nın Ukrayna’ya saldıracağını düşündüğünü ifade etti.

Bu beyan sırasında Biden, NATO’nun hazır olması gerektiğini söylerken konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

Rusya Batı’yı, ABD’yi ve NATO’yu ciddi anlamda test edecek ve bence Ukrayna’ya girecek.

Ukrayna’yı işgal edip etmemek Rusya’ya bağlı. Ancak Ukrayna’ya küçük bir müdahale olursa, bunun sonuçları konusunda kavga vermemiz gerekir.

Ancak sınıra yığdıkları askerlerin kapasitesi kadar büyük bir işe girişirlerse, bu Rusya için felâket olur. Rusya Ukrayna’yı işgal ederse, ortaklarımız ve müttefiklerimizle Rusya’ya hasar verecek ciddî adımlar atmaya hazırız. Bildiğiniz gibi NATO müttefiklerimize de destek veririz.

Ayrıca Rus bankaları dolarla mücadele edemezler!”

Biden’in “NATO müttefiklerimize destek” söylemiyle üzerine düştüğü ülke sanırım öncelikle Türkiye.

Son günlerde Türkiye’nin istediği bazı adımları atarak aradaki gerginliği yumuşatmaya ve esnetmeye çalıştıkları da buradan kaynaklanıyor. Suriye ve Libya’da Rusya’nın karşısında duran tek ülkeyi bir de Ukrayna’da görmek işlerine gelecektir. Bu noktada ABD’nin öncelikle Suriye’de Türkiye’nin önüne sürdüğü piyonları geri çekeceğini ve bölgede elini rahatlatacağını görmek gerekir.

Ukrayna’nın da bölge bakımından en çok güvendiği ülke Türkiye. Ukrayna ise NATO üyesi değil. Ve varlık bakımından askerî desteğe ihtiyacı var.

Rusya bu konuda bir adım atar mı bilmem ama gelecekteki bedeli iyi hesaplar mı, onu bilirim. Zira Biden’in dediği gibi, “Putin akıllı biri”.