Rabbin kanunlarına gayr-i meşru hamleler (5)

Allah’ın plânını bilmeksizin plân kuranlar, buzağı yapan Samiri gibi, üzerine suç atacakları bir Harun ararlar. Ancak her peygamberin özündeki sıfat gibi, milletlerin Mûsâ damarı da, Dâvûd damarı da, Îsâ damarı da, Mustafâ damarı da mevcûttur ve Hakk’ın plânına uydukça, Allah, her milletin nabzına göre şerbet verir.

DERİN devlet algısının yanlış kulvarlarda sürüklenmesinin bir nedeni de komplo teorilerinin birbirinden farklı yorumlarla süslenmesinin dışında, bu süslerde “millet” kavramına hiç yer verilmemesidir.

Millet kavramına yer vermeyen komplo teorileri, derin devleti mutlaka bir organizasyona mâl eder ve seçimlerden devlet idaresine, toplumsal atılımlardan uluslararası ilişkilere dek her olgu ve oluşumu bu organizasyonların marifetine bağlar.

Milleti hesaba katmayan komplo teorilerinin bir eksiği de dindir. Dini hesabına katıyor gibi yapar, ancak dinden kastettiği de yine organizasyonlardır. Vatikan’dan tutun da Molla idaresine, Tapınak’tan tutun da Masonlara, bütün inançların muhteviyatında olan cemaat ve tarikatlara dek dinden maksat, bu lokal oluşumlardır. Bu sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada böyledir ve milletleri daima dışlayarak işler.

İslâm, âyetler ile sâbit şekilde konuşur ve der ki, “Siz kendinizi değiştirmedikçe Allah sizi değiştirmez”. Bu âyetin muhatabı organizasyonlar değil, kullardır. Bu âyetin muhatabı millettir. İslâm’ın Son Peygamberi Habîbullah Muhammed Mustafâ (sav), bu sâbiteye ek olarak, “Nasılsanız, ancak öyle yönetilirsiniz” buyurur.

Rabbin kanunlarına gayr-i meşru hamleler icat edenler, sürekli O’nun kudretine meydan okumak derdindedirler. Bu dert, bilerek veya bilmeyerek Müslümanların devletlerinde de kabul görüp işlerlik kazanmıştır. Hâlbuki Allah, dönüşmek isteyene kudret eliyle nusretini eriştirir.

Nasıl mı?

5 Ocak 2017 günü İzmir’de, bir trafik polisi olan Fethi Sekin, PKK’lı teröristleri fark ederek onlarla çatışmaya girdi. Teröristlerin hedefinde şehrin merkezini kaosa boyamak olsa da Sekin, şehâdete uçarak yetişti.

Burada Sekin, bu milletin evlâdı olarak, herhangi bir istihbarat çalışması veya herhangi bir organizasyonun talimatı olmaksızın can verdi, dem aldı. Öyleyse kim söyleyebilir ki, iki derin devlet İzmir’de çatıştı?

11 Ağustos 2017, Maçka… PKK’lı militanları fark ederek Jandarma’ya haber veren Eren Bülbül, şehre sızacak ve terör eylemleri yapacak bir grubun Jandarma tarafından durdurulmasına vesile olurken, olay yerindeki çatışmada şehâdete yürüdü.

Burada Bülbül, bu milletin evlâdı olarak herhangi bir muhaberat yahut organizasyon üyeliği üzerine mi teröristlere engel oldu? Öyleyse kim diyebilir ki, iki derin devlet Maçka’da kozlarını paylaştı?

Derin devlet algısında milleti hesaba katmayan, milleti hesaba katmayarak Allah’ı unutan ve O’nun kudretine meydan okuyan en bâriz misâlse 15 Temmuz’dur. 252 şehidin hangisi hakkında bir derin devletten bahsedebiliriz?

Ama evet, bütün şehitler birer derin devlettir. Zira derin devlet, millettir!

Allah’ın plânını bilmeksizin plân kuranlar, buzağı yapan Samiri gibi, üzerine suç atacakları bir Harun ararlar. Ancak her peygamberin özündeki sıfat gibi, milletlerin Mûsâ damarı da, Dâvûd damarı da, Îsâ damarı da, Mustafâ damarı da mevcûttur ve Hakk’ın plânına uydukça, Allah, her milletin nabzına göre şerbet verir.