Öküz öldü, Sykes-Picot bozuldu mu ne?

Almanya’nın bugün tek bir isteği var: Türkiye’yi emri altına almak değil, yanında yer alabilmek için vize koparmak… Çünkü baş düşmanı İngiltere de bunu istiyor. Kim Türkiye’nin yanında olabilme bahtını yakalarsa, o dünyada söz sahibi olacağına inanıyor. Artık Türkiye merkez! Türkiye lider!

SURİYE İç Savaşı’na bakışıyla, Akdeniz’de “Mavi Vatan” söylemiyle, BM nezdinde meşru Libya Ulusal Mutabakat Hükûmeti ile yapılan anlaşmalarıyla, Covid-19 salgınındaki tavrıyla, üstelik PKK ve FETÖ gibi iki alçak terör örgütüne karşı mücadele verirken yaptıklarıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti, son olarak Ayasofya Camiî hamlesiyle dünyanın seviye ve tema belirleyen ülkesi pozisyonuna oturdu…

Türkiye’nin son olarak Antalya Kaş’a 2 kilometrelik mesafedeki sözde Yunan adası Meis üzerine kurgulanan navtex ilânı Yunanistan’ı tutuşturdu.

Yunanistan, bu korkunun dehşetiyle soluğu Avrupa Birliği’ne başvurmakta aldı. Fakat umduğunu bulamadı.

Almanya’nın başını çektiği Avrupa Birliği, söz konusu şikâyeti “Elden ne gelir?” aksiyonu (!) ile karşıladı…

Doğrusu, bu gelişmenin üzerine 15 Temmuz işgalci alçak darbe girişimi ile İngiltere’nin AB’den ayrılışı olarak adlandırılan “Brexit” konusunu yeniden düşünmek gerektiği fikri hâsıl oldu bu fakirde.

Bu anlamda son yüzyılın başına dönerek birkaç hâfıza notuna bakmak önemli olabilir…

***

Birinci Dünya Savaşı’nda iki blok hazırlanmıştı: İtilaf Devletleri ve İttifak Devletleri…

İtilaf Devletleri; İngiltere (ve sömürgeleri), Fransa (ve sömürgeleri), Rusya (ve işbilikçileri), İtalya (ve sömürgeleri), ABD, Belçika (ve sömürgeleri), Japonya, Portekiz (ve sömürgeleri), Romanya, Sırbistan-Karadağ ve Yunanistan’dan meydana geliyordu.

İttifak Devletleri ise Osmanlı İmparatorluğu, Alman İmparatorluğu (Avusturya-Macaristan) ve Bulgaristan’dan teşekküldü.

Özellikle Osmanlı’nın topraklarının bölüştürüldüğü ifade edilen Sykes-Picot Anlaşması, İngiltere ile Fransa tarafından organize edilmişti. Bu anlaşma, Birinci Dünya Savaşı ile başlatılan kurgudaki yeni dünya düzeninde kimlerin söz sahibi olacağını gösterir nitelikteydi.

Yani Almanya’nın bu kurguda yeri yoktu. Böyle olmadığı gibi, İtilaf Devletleri’ne düşmanlığını ayan etmiş, tek başına kaldığı için Osmanlı’yı yanına çekmeye çalışmış, hattâ bunu başarmıştı.

Birinci Dünya Savaşı bittiğinde galipler ile mağlûplar, blok olarak ortaya çıktılar; yapılan mücadelenin, cephe başarıları veya başarısızlıklarının hiçbir önemi yoktu.

İngiltere ile Fransa galipti, Yunanistan ile Sırbistan da… Yahut Almanya mağlûptu, Çanakkale’yi geçirtmeyen veya Kut’ta zafer kazanan Osmanlı da…

Almanya da bu durumu hâfızasına kaydetti, Osmanlı da.

Yani Osmanlı gibi bir coğrafya devi pay edilecekti ama bu taksimde Almanya düşman ilân edilmişti, öyle mi?

***

Sonra İkinci Dünya Savaşı, bir molanın ardından ilk savaşı yeni taksim arasında boyutlandırmak için devam kararı alınmışçasına patlak verdi. Bu kez, ilkinde kimlik ve yönetim değiştirirken istediği parsaları alamadığı düşünülen Rusya’ya (SSCB) boğduruldu Almanya. E tabiî bunu da yazdı!

Yerle bir olmuş memleketi inşâ ederken sadece ve sadece Türkleri düşünmüştü o yenik ülke. Türkler ucuza gittiler ve tamir edip onların kültürlerini dahi kabul ettiler. E daha ne olsun? Almanya bunu da yazdı ha yazdı!

Derken yıllar geçti, İtilaf ve İttifak Devletlerinin Haçlılıkta birleşen ülkeleri gelişip semirdiler. Her birinin kendi ajandası vardı ve buna göre yakınlaşma ve uzaklaşmaya dayalı politikalar ürettiler.

Meselâ, Osmanlı’nın bâkiyesi Türkiye ile bir gün biri iyi olduysa, başka gün diğeri iyi oldu. Bu arada her biri kendi plânınca Türkiye’yi boğmaya cehdetmişti.

Hikâye uzun ya, Haçlılıkta güya bir olsalar da asıl gâyede birbirlerine olan düşmanlık hâfızalarını daima tâze tutan ülkelerin Türkiye ile yakınlıkları başka bir strateji eksenine büründü.

Zira vaktiyle Almanya haklıydı aslında; tek kaldıysan bu âlemde, sırtını elbette Türk’e yaslamalıydın…

İngiltere bilmiyor muydu yanına bir ton ülke toplamak yerine Osmanlı’yı almayı? Ama dert bu ya, hedefi Türklerin yurdunu parçalamaktı… Durum böyleyken, nasıl onunla yan yana dursundu?

Bu yüzden cümle âlemi toplaması lâzımdı, ancak denk gelirdi zira…

***

2000’li yılların başlarında hepsi yine ajandalarını çıkardı. Her birinin yeni hamlesinde yine Türkiye vardı. Yanına çekmek adına değil ha, emri altına almak için!

İçlerinden biri, 15 Temmuz 2016 gecesi ahmakça, alçakça, vicdansızca bir hamlenin destekçisi oldu. Fakat -hamdolsun- aziz ve necip milletimizin cevabını kuvvetli bir şamar yemişçesine aldı.

İşte o gece, İtilaf ve İttifak blokunda yer alanların her biri, “Bu Türkleri mutlaka kendi yanımıza çekmeliyiz!” dedi.

15 Temmuz’un en güçlü etkisi, İngiltere’nin AB’den ayrılma hamlesi oldu bu yüzden...

Artık Fransa yalnızdı. Kime karşı? Almanya’ya… Almanya kimdi? Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında boğdukları ve yeni düzende AB’nin lideri…

15 Temmuz’da biz 252 şehit verdik, onlarınsa koca öküzü mundar oldu yani…

Öküz öldü, ortaklık bozuldu!

***

Yunanistan… Osmanlı coğrafyasında şükürsüz, vefâsız, hayâsız bebe olarak doğurtulmuştu bu ülke. Bir de sahte ve sözde bir savaş galibiyetiyle şımartılmıştı…

Şimdilerde o şımarık çocuğun, dondurması elinden alınırken yaptığı avazın salya sümük içindeki manzarasını izliyoruz.

Libya konusunda Rusya nedeniyle Türklere, Türkiye’ye yaslanan Almanya mı yardım edecekti Yunanistan’a?

Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarından önce yıllarca beslemesine rağmen kendisini arkasından bıçaklayan besleme Fransa’yı destekleyecekti Almanya?

Almanya’nın bugün tek bir isteği var: Türkiye’yi emri altına almak değil, yanında yer alabilmek için vize koparmak…

Çünkü baş düşmanı İngiltere de bunu istiyor.

Kim Türkiye’nin yanında olabilme bahtını yakalarsa, o dünyada söz sahibi olacağına inanıyor.

Artık Türkiye merkez!

Türkiye lider!

Türkiye, Ayasofya’sına, camisine, bağımsızlığının ve özgürlüğünün temeline “Mülk” sancağını asarak dünyayı dize getiren şanlı yurttur gayrı!

Ey Yakûb’un itilaf ve ittifakta birbirinin kuyusunu kazan intizar ve haset sahibi çocukları! Size anlatmadı Yûsuf o özbeöz rüyasını, fakat hakikati görmek var kaderinizde…