GÜRSEL Tekin’i İstanbul İl Başkanlığına sokmamak için bina önünde bir kalabalık topladılar, bağırttılar.
O yine de içeri girdi. İte kaka ve polislerin desteğiyle olsa da.
Mahkeme kararıyla başkanlığı geçersiz sayılan Özgür Çelik, o sırada başkanlık katındaki odasında, masasında idi.
Bina önünde Gürsel Tekin’e su şişesi fırlattılar, konuşmasına devam etti ve yeminle şöyle söyledi: “Şu bağıranların hiçbiri CHP’li değil.”
Bu defa CHP Genel Merkezi bir karar aldı. Dediler ki: “İstanbul İl Başkanlığı’nı o binadan taşıdık. Orası artık Özel’in çalışma ofisi oldu. Bahçelievler’de başka bir binaya geçtik. Önceki başkan Özgür Çelik yeni binada çalışacak.”
İyi ama elinde yetki kalmadı. Neyi çalışacak, nereye çalışacak?
Mesele binada mı, koltukla mı, masada mı?
Yetki kimde?
Binayı geçersiz kılmak, geçerli bir çözüm müdür? İşe yarar mı?
*
Nasrettin Hoca’nın “Hikmet kavuktaysa, al bunu geçir kafana, mektubu sen oku” demesi gibi. Marifet binada mı, kişide mi?
*
Kanunen yetkiyi elinde bulunduran Gürsel Tekin yarın Bahçelievler’deki binaya giderse ne yapacaksınız?
O zaman Güngören’e, oradan Bayrampaşa’ya, sonra Beylikdüzü’ne mi geçeceksiniz?
Dama mı oynuyorsunuz?
Taşımakla başa çıkamayınca bir minibüsü mü İstanbul İl Başkanlığı ofisi yapacaksınız?
Yarın öbür gün CHP Genel Merkezi’ni de başka yere taşıdık diyebilir bu değerli arkadaşlar!
*
Bu satırları yazdıktan sonra bir çay molası vermek gerekti. O sırada CHP’den yeni bir fikir doğdu. Dediler ki: “İl Başkanlığı’nı her gün başka bir ilçeye taşıyacağız. İstanbul’da 39 ilçe var.”
Yahu biz burada şaka yapmaya niyetlenmiştik. “Söz vücut bulur” tespitinin ne kadar doğru olduğunu bir kere daha gördük.
Şimdi ne olacak? Kırkıncı günde minibüs veya otobüs mü tercih edilecek yoksa ilçelerin ikinci turu mu başlayacak? Yaşayıp göreceğiz...
İsterse kurşun atsınlar
Su şişeleri fırlatılınca, Gürsel Tekin romantik bir açıklama yaptı: “Hiç sorun değil, isterlerse kurşun atsınlar.”
İl Başkanlığı makamı, Gürsel Tekin için bir ömür hayal edilen, arzulanan, peşine düşülen bir makam değil. Evvelce o görevde bulundu. Partinin İstanbul örgütünü yönetti. Kadıköy ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde Meclis Üyesi’ydi.
Dört dönem milletvekilliği yaptı. Parti Meclisi’ne seçildi, MYK üyeliğinde görev yaptı. Partinin Genel Başkan Yardımcılığı ve Genel Sekreterliği görevlerinde bulundu.
Herhangi biri olmadığının herkes farkında.
Gürsel Tekin partide sadece iki görevde bulunmamış: Bir: Partinin çaycılığı… İki: Genel Başkanlık…
*
Her şeye rağmen bu mesele abartıldı. CHP’de öyle gürültü koptu, öyle büyütüldü ki… Sanki ülkenin en önemli makamı söz konusu.
Öyle mi? Hiç alakası yok. Nasıl ülkenin en önemli makamı olabilir? Cumhurbaşkanlığı değil, başbakanlık değil, bakanlık değil, büyükşehir belediye başkanlığı değil… Partinin genel başkanlığı da değil. Sadece il başkanlığı...
O hâlde niye bu kadar çok patırtı çıkartılıyor?
Anlaşılır yanı yok.
*
Sokaktaki su birikintisi içinde bir küçük yaprak, yaprağın üstünde bir karınca… Kendini büyük bir denizde sanıyorsa, bırakalım sansın.
Ama biz de onun okyanustaki gemisinde kaptanlık yaptığını düşünmeyelim.
Görev ne zaman biter?
Gürsel Tekin’in kendisine verilen görevi kırk veya kırk beş günde tamamlaması mevzubahis. Öyle söylendiği için beklenen budur.
Fakat her şey saat gibi tıkır tıkır işleyecek diye bakılamaz.
İhtimaller bolca. 1) Verilen süre içinde görevini tamamlar. 2) O süre içinde bitiremeyebilir. 3) Tepkiler sebebiyle kasten uzatır. 4) Bakarsınız, bir ay içinde tamamlar ve ceketini alıp gider. 5) Aşırı tepkiler yüzünden “Bu iş benim boyumu aştı” diyerek tamamlamadan bırakıp ayrılır.
Unutulmaz bir cümle
Gürsel Tekin on sene önce CHP Genel Sekreteri olduğu dönemde (7 Haziran seçimi öncesi) şöyle bir cümle sarf etmişti:
“İktidara gelince ilk işimiz bu kirli gazetelerin tamamına el koymak olacaktır. Sadece el mi koyacağım, buna bulaşmış bütün iş adamlarından hesabını soracağız.”
Gürsel Tekin ismi anılınca, daha önce ilk akla gelen bu cümlesiydi. Aradan geçen on seneye rağmen değişmemişti.
Son günlerde ülke gündemine oturması, CHP İstanbul örgütünün yönetimine getirilmesi, pek çok kişi için o sözünü ikinci plana atmış olabilir.
Bendeniz için öyle değil. O cümle hâlâ ilk sırada…
*
Dönelim en baştaki soruya. O görev, Gürsel Tekin’e ne katar? Her gelişme bir şeyler alır götürür, bir şeyler getirir. Hiçbir getirisi götürüsü olmaz diyemeyiz.
Parti tabanında çoğunluğun Tekin’e tepki gösterdiği aşikâr. Fakat işin içinden çok başarılı çıkarsa, hedef büyütecek ve gözünü genel başkanlığa dikecektir. Bir kenara not edin...



