HER yazımızda mütemadiyen CHP’ye yüklendiğimizi söyleyen dostlarımıza sözümüz vardı. “Yahu ben de çok istiyorum Türkiye’nin ana muhalefet partisi bu ülke hayrına bir şey yapsın, bir şey söylesin, biz de keyifle yazalım” demiştik.
O gün, bugünmüş. Şimdi gocunmadan, yüksünmeden, samimiyet ve mutlulukla haklarını teslim etme vaktidir.
İsmi Yankı Bağcıoğlu… CHP Genel Başkan Yardımcılarından birisiymiş.
Geçen gün KAAN Millî Muharip Uçak ve İHA-SİHA teknolojisi hakkındaki konuşmasına şahit oldum. Ne kadar sevindiğimi anlatamam.
Kendisi “KAAN millî muharip uçağı teknolojik ve harekât bağımsızlığımızın sembolüdür. Bir ülke hava savunmasında biraz geri kalsa bile yenilmeye mahkûmdur…” diyor.
“KAAN millî muharip uçağına yönelik tüm gayretleri destekliyoruz” diyor.
İHA-SİHA teknolojisinde ülkemizin çok önemli bir noktada olduğunu ve bu konudaki her türlü gayreti takdir edip, desteklediklerini söylüyor.
Bugüne kadar İHA-SİHA’lar ve her türlü yerli-millî teknoloji hakkında neler neler işitmedik ki muhalefet kanadından, hatta Genel Başkanlardan? Bunları burada sıralasam yirmi bölümlük yazı çıkar.
Kalorifer peteği, vileda sapı, altında profiller var, tır tır gidiyor, daha tekerleri yerden kesilmedi, milleti kandırıyorlar, bunlar uçmaz, uçamaz… gibi bir dünya burun kıvıran, kendince istihza eden retoriklerden sonra, muhalefet kanadından böyle samimi şeyler duyuyor olmak gerçekten çok sevindirici.
Hatta Bağcıoğlu, KAAN uçağının motoru konusundaki endişelerini dile getiriyor, bir an önce yerli motorun üretilmesi gerektiğini belirtiyor ve bu konunun bizzat takipçisi olacaklarını da ilave ediyor.
Savunma sanayiinde çalışan gençlerden övgü ile bahsediyor, onları alkışlıyor, yüreklendiriyor.
Kendisini biraz araştırma ihtiyacı bile hissettim böylelikle. Bu vesileyle Tele1 televizyonundaki bir konuşmasını da baştan sona dinledim.
İlgili programı sunan İnan Demirel isimli zatın saçma sapan dolduruşlarına gelmeden, objektifliğini korumayı başararak görüşlerini serdetmesi de takdire şayandı gerçekten.
Şöyle ki… Programın bir yerinde İnan Demirel, Mavi Vatan’a “masal” diyen Namık Tan’ın saçma sapan bir iddiasını ortaya sürdü. Güya F-16’ları Selçuk Bayraktar aldırmamış, hükümete “F-16’lara yatırım yapacağınıza bizim teknolojilere yatırım yapın, o parayı bize verin” demiş, devlet de bu yüzden F-16 almamış.
Tam da Namık Tan’dan beklenecek kuru ve boş bir iddia işte.
Buna karşılık Bağcıoğlu, “Savunma sanayi kritik bir konudur. Öyle üçüncü kişilerin iddialarıyla sulandırılmaya gelmez” diyerek tekrar konuyu bağlamına döndürdü.
“Üçüncü kişiler” dediği Namık Tan bu arada!
O programda Yankı Bağcıoğlu’nun kendisine katılmadığım bir dünya eleştirisi de oldu. Ama kendisine katılmamamın zerre miskal önemli yok. Muhalefet partisi elbette eleştirecek, muhalefetini yapacak. Helali hoş olsun.
İstediği gibi eleştirecekler, daha iyisi için hükûmeti itecekler ve hatta böyle böyle iktidar olmaya göz kırpacaklar.
Yeter ki o eleştirilerde yalan, iftira, hakaret, manipülasyon olmasın. Başımın üzerinde yeri var. Ben böyle eleştirileri de alır, başımın üzerinde taşırım.
Mesela bu eleştirilerden birisi ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN, TUSAŞ gibi kurumlarımızın 1970’lerde kurulduğu ve buralardaki başarıların Erdoğan’a mal edilemeyeceği yönündeydi. Tartışırız!
“At sahibine göre kişner” derler. Evet bu kurumların 50 yılı aşkın geçmişleri var. Lakin daha düne kadar İsrail’in Heron’larına (İHA) muhtaçtık, Almanya’nın Leopar tanklarına. Bize basit bir piyade tüfeği bile ürettirmediler yıllar yılı.
Bütün bu gelişmeler ve üretimler dirayet, kuvvetli bir irade ve yerli-millî bir duruş ile olabilirdi ancak.
Ama dediğim gibi sabahlara kadar tartışsak da bu tartışmaların zerre kadar önemi yok. Birbirimizi ikna etmek zorunda da değiliz. “Koyun kurt ile gezerdi, fikir başka başk’olmasa.” (Aşık Veysel)
Sayın Yankı Bağcıoğlu! Sayın Genel Başkan Yardımcım. Ellerinizden saygıyla öper, size yürekten teşekkür ederim.
Yıllardan sonra muhalefet kanadından böyle bir millî duruş görmek -en azından benim için- gerçekten çok değerliydi. Bunu gerçekten özlemişiz.
Allah sayılarınızı artırsın. Bu millî duruş sadece ülkeye kazandırmaz, muhalefete de kazandırır.
Kalınız sağlıcakla efendim.



