BİN yıllık mazimizden, kılıç sesleri tekbir seslerine karışarak günümüze erişir de kalbimizi inançla, onurla titretir. Bu vatanın, bu coğrafyanın kaderi 1071’de belirlenir!
Malazgirt’ten Anadolu’ya yürüyen Türklerin ayak sesleri bugün bile işitilir. Mehteranlar ilk köse 1326’da Bursa’nın fethinde adaletin temsili olup vurur, bugün takvimler 2026’ya işaret ederken, mehteranlar dün olduğu gibi cümle âleme ibret olsun tokmaklarını köse ihlasla vurur. Çünkü asırlardır dünya tarihi bizimle var olur!
Takvimler ne vakit Ağustos ayına işaret etse, imanlı kalpler, tarihin derinliklerinden yükselen zafer muştusuna kulak kesilir.
Bizans o tarihte yazar ezeli düşman hanesine Türkleri… Haçlılar o tarihten sonra birleşir.
Onlar, kinle, intikam ateşi ile seferler eylerken, Osmanlı umut olup yeşerir… Anadolu’yu vatan edinir. Üç kıtalık bir koca saltanat 1071’den sonra dünya tarihine altın harflerle işlenir.
İşte bizim şanlı mazimiz, o günden bugüne ümmetin ümididir!
Yedi düvel bir olur istavrozun gölgesinde o tarihten beridir. Lakin, tanrılarına evlat addedenler için zahiri güçten gayrısı yenilgidir! Ve Türk milleti, dünya tarihinde zaferleriyle bilinir.
Mehterler vurulur, marşlar dile gelir: “Şu kopan fırtına Türk ordusudur Ya Rabbi,/ Senin uğrunda ölen o ordu budur Ya Rabbi,/ Ta ki yükselsin ezanlarla müeyyed-namın,/ Galib et çünkü bu son ordusudur İslam’ın...”
Evet, Türk milletinin tarihi 26 Ağustos 1071 zaferiyle başlarken, Müslüman milletimiz, Bedir muzafferi, Medine’nin fatihidir!
Çağrı Bey’in oğlu Sultan Alparslan’da, Süleyman Şah oğlu Ertuğrul Gazi’de, Osman Bey, Kanuni Sultan Süleyman, Yavuz Selim Han, Fatih Sultan Mehmet, Abdulhamit Han’da kavi bir iman ile “Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz…” âyet-i kerimesini zırh edinirdi! Tarihimizdeki her zafer, dün de bugün de şehitliği mâkâm bilmiş imanlı kalplerin eseridir! Vatan bildiğimiz bu coğrafyanın her karışı şehitlerle bezelidir. Allah bilir ya, bundandır kurulan tuzakların bozulması, bundandır bu milletin esaretten azâde olması…
İşte böylesi zaferlerin sene-i devriyesinde, tarihî hafızamızı tazelemek için zaferler ayı Ağustos’ta mazimizi hatırlayarak hürriyet şükrüne durduk! Zafer sarhoşluğundan imtina edip ibret kesilelim diledik!
Siyonist ve Evanjelist zihinlerin hazımsızlığından bahtımıza düşecek ihanetleri bertaraf edebilmek için aslımızı, neslimizi, ceddimizi yâd edelim, tarihin derinliklerinden atalarımızın gayretinden feyz devşirerek, aldığımız her nefes galibiyet duası olsun istedik!
Bununla birlikte, hayatın farklı alanlarına temas ederek Ağustos ayının sıcaklığına bir serin nefes olsun diye, seyahat kültürünün insan ruhu üzerindeki tesirine temas eden yazılardan bir buket derledik.
Bir akşam vakti gün batımında, yemek sonrası, bir fincan kahve eşliğinde, maaile huzurla okuyabileceğiniz, iç ve dış dünyanıza yolculuk edebileceğiniz satırlarda Kültür Ajanda yazarları ve emeği geçen her isim size eşlik ediyor olacak!
Sizler, sıcak Ağustos günü ve gecelerinde Kültür Ajanda’mızın sayfalarını bir meltem esintisi gibi çevirdikçe, farklı şehirlerde, ayrı mekânlarda fakat aynı gök kubbenin altında, bir hilâl sevdasıyla bir olmanın, birlik olmanın, “Bir”e kul olmanın sessiz menkıbesi yazılacak.
O “Bir” ki, Te’yid eden, Doğrulayan, Sağlamlaştıran, Yardım eden, Kuvvet veren… O “Bir” ki, bu necip milletin kaderine zaferler armağan eden… O “Bir” ki, şükrümüze namazı mâkâm kılan…
O “Bir” ki, şah damarımızdan yakın olup gizli ve aşikâr olanı bilen…
Günün beş vakti hür göklerimize yükselen çağrıya icabet ettiğimizde, kalbinizdeki imana, vatan sevdamıza, toprağın cömertliğine, yaprağın yeşiline, denizin mavisine, ekmeğin kokusuna, bayrağımızın kırmızısına, Ağustos sıcağına, gelecek tasavvurumuza, mazinin onuruna, galibiyet duasına, çocuklarımızın ufkuna duaya duralım!
Şükür nimetleri arttırır, şekva az eylermiş, şükrümüzün kabulünden medet umalım!
***

Yaz mevsiminin kışkırtıcı cazibesinden sıyrılarak okumak güzeldir!
Hoşnut kalınız efendim!
--------------
· İlk Haçlı Seferi, Papa II. Urbanus’un çağrısıyla 27 Kasım 1095’te ilan edildi. Askerî seferler için ilk büyük Haçlı ordusu 15 Ağustos 1096’da resmen yola çıktı…



