Medeniyet inşâsında ölçü (26)

Zehir saçan ve toplum için tehlike oluşturan insanların makro ölçekte sosyal doku ve toplum için tehlikeli olmaktan çıkarılmasının iki yolu vardır: Bunlardan birisi zehrin kaynağına girip orada kurutmak, diğeri ise zehirli fikirlerin konform dönüşümlerini yaparak çözmektir.

İNSAN sosyal bir varlık olduğundan, toplumsal hareketler dinamik sistemler olarak yorumlanıp belli bir sonuç elde edilebilirken, bireysel hareketler belirsizlik içerirler. Özellikle insan zihnindeki olayların nerelere gideceğine dair bilgiye erişmek çok güçtür. İnsanın bireysel ölçekteki istenmedik davranışları anlaşılsa bile, çözüm önerisi, ağırlıklı olarak bu tür insanlardan uzak durulması yönündedir.

İnsanın vücudunda maddî rahatsızlıklar oluşunca modern tıp yardımıyla maddî veriler esas alınarak bu rahatsızlıklara çözüm önerilerinin üretilmesi genel kabuldür. Örneğin EKG sonuçları, bazı önemli kalp rahatsızlıklarının tanı ve tedavisinde büyük öneme sahiptir.

EKG cihazı, bir insanın kalp ritmine ve kalp ritim bozukluklarına dair bütün bilgileri sonuç olarak bir kâğıda dökerek uzmanı tarafından okunmaya hazır hâle getirir. Uzman hekim de bu kâğıdı okuyup yorumlayarak teşhis ve tedaviyi gözler önüne serer. Benzer durumlar diğer rahatsızlıklar için de söylenebilir.

Ultrason, Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG), Tomografi ve Röntgen, bu tür teknolojik cihazlardan bazılarıdır. Ultrason cihazı, insan kulağının duyamayacağı frekanstaki ses dalgalarını dokular arasında ilerleterek gerçek zamanlı veriler elde edip bunları monitör aracılığı ile görüntü şeklinde gösterir. MR cihazları ise, manyetik alan ile oluşturulan radyo dalgalarının hidrojen atomlarını uyararak salınan enerjinin görüntüye dönüştürülmesini sağlarlar.

Bir jeneratörden güç alan Röntgen cihazı, “X-ışını tüpü” denen yerde yüksek gerilim oluşturarak kararsız atomların oluşması sonucu yüksek enerjili ve düşük dalga boylu ışınların vücutta ilerleyip bir ekranda görüntüye dönüştürülmesine dayanır. Vücudun farklı açılarına gönderilen röntgen ışınları (X-ışınları) ile alınan görüntüler ince bir kesit şeklinde ekrana aktarılır.

Görüleceği üzere, insan vücuduyla ilgili bilgi toplamaya çalışan bu modern cihazlar, dışarıdan insan vücudunda ilerleyen elektromanyetik dalgalar ve bunların vücut içerisinde nüfuz derinliği ile ilgilidirler. İnsandan alınan kan, idrar ve benzeri maddî parçalarsa, normal insan bedeninde bulunması gereken orana göre kıyaslanarak hekim tarafından okunup yorumlanacak bilgilere dönüşür.

Psikoloji bilimi günümüzde fen alanına girmektedir. Normal bir insanda olması gereken psikolojik vaka sınırları ne ise, buna göre bir kıyaslama yaparak uzman hekim, kişinin psikolojik durumu hakkında malûmat sahibi olup ona göre bir tedavi şekli geliştirir. İlâç şeklindeki bir tedavi, genelde uzman psikologların en son başvurdukları aşama olarak karşımıza çıkar. Buradan da anlaşılan durum, normal şartlardan uzaklaşan insanı normale dönüştürme sürecinden oluşmaktadır. Bunların hepsi birer teknik olarak gelişmiş olduğundan, bilinen tedavi şekilleridir.

İnsan sosyal bir varlık olduğundan, çok farklı hâllere girip orada kaybolduğu gibi, hem kendisine, hem de çevresine zarar vermeye başlayabilir. Genelde bu tür insanlardan kaçış, tedavi şekli ya da önerilen durum olarak karşımıza çıkmaktadır. En azından toplumda genel görüş bu yöndedir. Bu ve benzer durumların çözüm ve tedavisine yönelik bir yol izlenmez ya da tercih edilmez. Bu durumun iki nedeni vardır: Birincisi, gerçekten böyle durumların çözümüne dair bilgi ve becerinin sosyal hayatta kullanılamıyor olması; ikincisi ise, böyle bilginin mevcudiyetine dair malûmatın kısıtlı kalmasıdır.

Sosyal hayatta uygulanıp çözüm olacak malûmatın varlığını ve kullanımını önce fen açısından ortaya koyup çözüm ve uygulamanın sosyal açıdan pratiğine geçmek gerekir. Bundan önce sosyal hayatta çözümden kaçıp insanımızı steril hayat parmaklıklarına hapseden durumlara bakmak gerekir.

İyi niyeti görmezden gelen, sürekli eleştiren, üstünlük kuran, başkasının yaptığı işi küçümseyen, boş konuşup dedikodu yapan ve duygu sömürüsü yapıp kendi işini yaptırmak isteyenler, hayattan çıkarılması gereken insan tipleridir. Uzlaşmaya yanaşmayan, hep kendini haklı gören, çevresine negatif enerji yayan, sizin değersiz ve sürekli eksik olduğunuzu ifade eden insan tipleri de terk edilmelidirler. Maya, doku ve geleneğe saldıran insanlar, yol yürünecek kişiler değillerdir.

Kendisine yararı olmayan, çevresine faydası olmayan, başkalarına yük olan ve zarar veren, kendi sorunlarının kendi istediği şekilde çözülmesini isteyen insan tipleri de terk edilmesi gereken insanlardır. İşi bitene kadar yoldaşlık eden, kendi menfaatine su taşınmasını isteyen, kendi fikir/düşünce sisteminin desteklenmesini bekleyen ve kendisinin mutlak doğru gibi gösterilmesini arzulayan insanlar da tek edilmelidirler.

Bu ve benzeri insan tipleri terk edildiğinde, terk eden kişi için çözüm sağlanmış olur. Burada bir sorun yoktur. Ancak bu tipteki insanlar toplumda yaşamaya devam edeceklerdir. Bu tür zehirli insanlardan kaçmak, birey için çözüm olurken, toplum için bir çözüm olmaz.

Birey mikro ölçekte belirsizlik içeren yapıda olduğundan, çözüm makul kabul edilebilir. Sosyal hayat makro ölçekte dinamik sistemin taşları olduğundan, zehirli insanların tamir edilmemesi, toplumu zehirlemeye devam edecektir. Her insan bu tipten kaçarak kendisi için bir çözüm sağlamışken, bencil, ilkel ve kestirme bir yol tutmuş olur.

İnsanların kısa ve kestirme yoldan kendileri için çözümleri, elbette öncelikle yapılması gerekenler arasındadır. Ancak zehirli insanların toplum içinde tehlikeli olmaktan çıkarılmaları da muhakkak gerekir. Bunun için çözümü sadece sosyal hayatın akışına bırakmak ne derece toplum için de çözüm olur, orası muallâktadır.

Toplumu zehirden temizlemek için “sulh ve ıslah”

Zehirli kişiliklerden bireysel olarak kaçış yapılırken, toplum için çözüm önerisinin yapılmaması kronik bir durumdur. “Her koyun kendi bacağından asılır” ve “Tok olayım, başkası açlıktan ölsün” gibi söylemler, egoist ferdî düşüncenin birer ürünüdür. Bu tutum tek başına Müslümanca bir davranış olarak görülemez. Müslümanların kardeş olduğu yerde zehirli insanlardan toplum olarak kurtulmaksa zorunlu bir hâl alır.

Gelişen teknolojiyle birlikte insan vücudundaki hastalıklı bir bölgenin mikro cerrahi ameliyat tekniği ile sökülüp alınmasıyla vücutta iz bırakılmadan bir çözüm üretilmektedir. Hasta kısa sürede ayağa kalkmakta ve taburcu edilmektedir. Son yıllarda bazı önemli merkezlerde tecrübeli önemli cerrahlar yazılım, yapay zekâ ve mikro robotik cerrahi tekniği ile farklı ülkelerde ameliyat gerçekleştirebilmektedirler. Bunun gibi, bireysel olarak zehirli insanlardan kurtuluş acil çözüm olurken, toplumu zehirlemeye devam eden bu kötü kişilerin de sosyal ve psikolojik olarak cerrahi müdahale ile alınmaları kaçınılmaz bir hâl alır. Zehirli kişilerin toplumda cerrahi müdahale ile alınmaları bir çözüm şekli olarak uzmanlarca yapılabileceği gibi, toplumun farkındalığının üst düzeye çıkarılmasıyla da bu yapılabilir. Bu durum için öncelikle fen alanına bakmak gerekir.

Mantık, matematik ve fen alanındaki veriler maddî açıdan değerlendirilebileceği için, sayılara aktarımı da kolaydır. Buradan elde edilen sonuçlar yorumlanıp anlamlandırılır. Sayılarla ifade edilirken en geniş sayılar kümesi (karmaşık-kompleks) kullanmak, en doğru olanıdır. Bilindiği üzere sayısal işlemler, problemler ve sorunların çözümünde zorluklarla karşılaşılır. Bunlardan bazıları Manyetik Rezonans (MR) ve elektronik devre çözümlemeleri alanlarında görülür. Buradaki çözüm ne kadar zor olursa olsun, mutlaka bir yolu bulunup çözüme kavuşturulur. Ancak bu çözüm sayfalar, günler ve haftalar aldığında işler çığırından çıkar. Hiş kimse bir matematiksel denklemin haftalar sürmesini istemez; çünkü bunun çok kolay ve çok kısa süren ikinci bir yolu daha var olabilir.

Mevcut sorun, problem, denklem ya da hastalık ne ise, ona karşılık gelen, onu en geniş sayılar düzleminde bir yere taşımaktır. “Konform dönüşümleri” olarak ifade edilen bu yöntem ile mevcut problem farklı bir düzleme (sanal ya da başka bir uzay gibi) taşınır. Bu işlemin yapılması için konform dönüşümlerinin temeli kabul edilen Riemann dönüşümleri kullanılır.

Riemann, en geniş sayılar kümesi olan karmaşık düzlemdeki (gerçek ve sanal kısımları olan sayılar) bir bölgeyi aynı özellikte başka bir bölge üzerine dönüştüren bir konform dönüşümünün olduğunu ortaya koymuştur. Buna göre, gerçekten çözülmesi zor olan, çok uzun süre alan, ayrıca zahmetli de olan bir bölge, daha basit, daha kısa sürede analiz edilebilen ve aynı özellikteki başka bir bölgeye dönüştürülerek yeni bölgede çözüm yapma şansına sahip olabilir. Yeni bölgede elde edilen çözümler elbette önceki bölgede doğrudan kullanılamayacağından, çözümün önceki bölgeye taşınması sağlanır.

Çözüm bir “netice” olduğundan, hem sade ve basit bir ifade, hem de önceki bölgeye taşınması çok kolay olmaktadır. Burada şunu hatırlatmakta fayda vardır: Önceki bölgenin başka bir bölgeye taşınması sırasında kullanılan matematiksel dönüşüm ifadesi, çözüm sonrasında da kullanılmaktadır. Bu durum, Dünya’da çaresi olmayan bir cerrahi müdahalenin Mars’ta yapılıp sonrasında tekrar Dünya’ya dönülmesine benzer. 

Fen alanındaki böyle bir durum, sosyal alana da çok rahat bir şekilde uyarlanabilir. Zehirli insan tiplerinin toplum hayatında da çözüme kavuşturulması için böyle bir dönüşüm ile yapılabilir. Tehlikeli sularda gezen, sürekli olarak kendisini diğer insanlardan üstün gören ve hayatı etrafına zehir eden bu tür insanlara dair problem çözülmedikçe, bu tipler bir başkası için dert olmaya devam edeceklerdir.

Bu tür insanlar kendi üzerlerinden gidilmesini istemezler. Zaten sorunlu olan bu tipler, sorunun kendisinde olmadığını düşünebilecekleri, ancak kendilerinin de rahat ifade edebilecekleri farklı fikir uzayına taşınmalıdırlar.

Bu tür yöntemlerden birisi “empati” olarak düşünülebilir, ancak bu durum problemi değiştirmek anlamına geleceğinden ve doğru sorunu açık etmeyeceğinden, çok yararlı olmaz. Sorunlu insan tipleri ve zehirli yapıdaki karakterlerin kendi dünyalarının ortaya çıkarılması, sadece ve sadece fikir ortam düzlemine taşınması ve burada kalması gerekir. Eylem ve uygulama gibi durumlar zehrin akıtılmasına zemin teşkil edeceğinden riskler barındırır.

Zehir saçan ve toplum için tehlike oluşturan insanların makro ölçekte sosyal doku ve toplum için tehlikeli olmaktan çıkarılmasının iki yolu vardır: Bunlardan birisi zehrin kaynağına girip orada kurutmak, diğeri ise zehirli fikirlerin konform dönüşümlerini yaparak çözmektir.

Birinci yolda çözüm üretmek için yapılması gereken, zehirli fikir sahibi kişiye yakın olup dünyasında cenk etmektir. Bu duruma dair görüşlerden bir olarak Niccolo Machiavelli’nin tutum ve fikirleri örnek verilebilir. Machiavelli’nin 1948 yılında 29 yaşındayken Floransa kent devletine sekreter seçilmesinin nedenlerinden biri, kendisine düşman olan zehirli kişilerin kaynağına nüfuz etmesidir.

Zehirli kişiliklerin toplum açısından sorun olmaktan çıkarılması için konform dönüşümüne atılmaları gerekir. Bu kişiliklerin fırsat kollamaları, zehirlerini zamana yaymaları gibi özellikleri, aslında onların zayıf yönleridir. Dönüşüme atarak fırsatı uygulamaya koyması için harekete geçmeye bakmalıdır. Harekete geçtiği an bunun aşikâr edilmesi ve bunun fark edildiğinin kendisine gösterilmesi gerekir.

Bu tipler en fazla hatayı mâkâm, para ve şahsî işlerinde yaparlar. Asla maya, doku ve geleneğe uymazlar. Bu nedenle mâkâm için düşmanın tercih edilmesi, geçici bir süre kolunun kanadının kırılmasına da fırsat verir. Bizim gibi toplumlar buna pek müsait değildir.

Zehirli karakterlerin toplum için tehlike olmaktan çıkarılmasına dair bir örneğe bakalım: Zehirli karakterler toplum için 99 tane doğru yaparak kendilerinin 1 tanecik asıl hedeflerine odaklanırlar. Toplumun geneli 99 doğruya odaklandığından, 1 büyük yanlışı fark etmez. Bu 1 hedef zehirli kişilerin asıl gayeleri olduğundan, o hedef göz önünden çekilir ya da kişi o hedeften uzaklaştırılırsa, zehrin büyük kısmı boş arazilere dağılır ve pes ederek nötr hâle gelir. Benzer şekilde, diğer zehirli davranışların da yansız bırakılması sağlanmalıdır.

Zehirli karakterdeki kişilikler normal dışı durumlara çok yakındırlar. Bunun için konform dönüşümü ile normal dışı tutum ve davranışlarının ortaya çıkarılması gerekir. Bu zehirli tiplerin oluşmasının iki asıl kökü vardır: Birincisi kendi ego/ene/benlik esiri olmaları (ki asla kendilerini böyle görmezler ve kendi bu büyük savaşlarını topluma yansıtırlar), diğeri de gerçekten devlet düşmanı olmalarıdır. Devlet düşmanı karakterindekiler hukuk alanının konusudurlar.  

Birinci düzey karakterli kişiliklerin her bir zehri teker teker ortaya çıkarılmalıdır. Aksi durumda, “dünyanın en iyi işi de yapılsa” gerçekten “Bu doğrudur” demeyen tiplerin çoğalmasına katkı sağlanmış olunur. Zehirli karakterdeki kişiler yok sayıldıkça, toplum içinde sayıları giderek artar. Bunun için, yukarıdaki örnekte olduğu gibi, toplum açısından zehirli ve tehlikeli karakterler açık edilip çözülmelidirler. Böylece farklı kişiler de bu özelliklerini terk edeceklerdir.