ADAM ne güzel dans ediyordu. Balolarda, konserlerde, düğün derneklerde, hatta Onuncu Yıl Marşı eşliğinde üstü açık otobüste. Hem de zıplaya zıplaya… Tutmasalar o gazla seyir hâlindeki otobüsten atlayacaktı.
Kapı gıcırdasa yerinde duramazdı. Adı Tunç Soyer… Eski İzmir Büyükköy Belediye Başkanı…
Halefi Cemil Tugay çekemedi adamı. Hasedinden gitti Devlet’in Savcısı’na suç duyurusunda bulundu. Dansta selefi kadar başarılı olmadığı için zahir.
Hatta sağda solda “Ne oldu Tunç Soyer, Kordon’dan Karşıyaka’ya raks ederdin?” dediğine bile şahit olanlar olmuş.
Haset, kötü bir şey gerçekten. Çok kötü…
Ortalık karışınca Cemil Tugay “Kimseye etmem şikâyet, ağlarım ben hâlime. Titrerim mücrim gibi, baktıkça istikbalime…” diyesiymiş amma altında imzası bulunan şikâyet dilekçesi de ortalıkta dolaşıp duruyor.
Hatta belgenin tarihi 23.06.2025 ve şikâyetin nömerosu da 334. Valla ne yalan söyleyeyim, bu kadar çirkin bir imza da hayatımda görmedim. Sadece doktorların yazıları çirkin olmuyor demek ki.
Ortalık karışmış, zira içlerinde Tunç Soyer de olmak üzere 157 kişiye gözaltı kararı çıkmış. Savcının gözü kararmış olmalı.
Neler yok ki iddialar arasında, vay anam vay…
Misal, İZBETON A.Ş. hayâli, yani hiç olmayan projelerle hem vatandaşları dolandırmış, hem de kamuyu... Belediye, İzmir depreminden sonra vatandaşları ev yapma vaadi ile dolandırmış.
Ev nerede? Yok! Para nerede? Para da yok! 463 vatandaş şimdi olmayan evlerini arıyormuş İzmir’in dağlarında.
Belki de o projeleri sadece uslu çocuklar görebiliyorlardır, kim bilir? Günahlarını almayalım.
Belediye iki kez yol kaplaması için ihaleye çıkmış ama ihaleyi kazanan firma “kaplama” kısmını “saplama” anlamış dediklerine göre. Saplamışlar onlar da…
Bir de araç kiralama mevzuu var. Araç işini de “haraç” anlamış olmalı ihaleyi kazanan firma. Gerekeni yapmış sonrasında.
Yine de kim ne derse desin, çekemeyen de çatlasın; Tunç Soyer, Elon Mask’tan daha vizyoner bir adam. Mask, yıllardır Mars’ta koloni kurma planları yapadursun, Soyer çoktan Neptün’de arsa işine girmiş bile.
“Neptün” derken yanlış anlaşılmasın. Eşi Neptün Soyer’e kooperatif kurdurmuş, belediyenin arsalarını da bu kooperatife aktarmış.
Akıllı adam sonuçta. Evlilik boyunca edinilen mülkler, iki tarafın ortak malı oluyor hukukumuza göre. O kooperatifi bana kurduracak hâli yoktu ya...
Tüm bunları Atatürk ilke ve inkılaplarına uygun olarak yapmış Tunç Soyer. Atasının açtığı yolda, kurduğu ülküde, gösterdiği hedefe hiç durmadan yürümüş. Ve eklemiş: “Ne yaparsanız yapın Türkiye’de büyütmeye çalıştığınız karanlığın gölgesi İzmir’e düşmeyecek.”
Peh, peh, peh! Tutmayın küçük enişteyi…
Sanırım “Alnım açık” da demiş Soyer açıklamasında. Haksız sayılmaz, zira alnı ensesine kadar açık haddizatında.
Muhtemelen bu açıklamaları yaparken arkasında devâsa bir Atatürk resmi de vardı Tunç Soyer’in. Yoksa yazık olur bu güzelim açıklamalara gerçekten.
Velhasıl, iddialar havalarda uçuşuyor. Yine müştekiler CHP’li, şüpheliler CHP’li. Ama yine de o Erdoğan yok mu, o Erdoğan? Hepsi onun başının altından çıkıyor. Bu dâvâlar hep siyâsî dâvâlar. Erdoğan sandıkta yenemeyeceğini anlayınca, belediyeler üzerinden CHP’ye operasyon çekiyor.
Derler, derler… Diyecekler de zaten. Ahan da yazıyorum şuraya...
Sıra daha Ankara’ya gelmedi. Neredeyse Ankara Mezarlıklar Müdürlüğü için Çin’e bile yüz yıl yetecek miktarda alınan yahut alındığı iddia edilen kâğıt bardaklar, gerçek sayısını ve akıbetini kimsenin bilmediği ceset torbaları ve kefenler… Ve kahrolası federaller…
Sanırım doğru düzgün çalışan tek CHP’li belediye başkanı Manisa’da Ferdi Zeyrek idi, o da Hakk’ın rahmetine kavuştu. Allah rahmet eylesin.
Zira Zeyrek’in cenaze töreninde Özgür Özel “O varsa benim gözüm arkada kalmıyordu. O gidince ne yapacağız bilmiyorum…” diye ağlamıştı. Şimdi taşlar yerine oturuyor sanki.
Sahi Özgür Özel bu belediyelerle ne yapacak böyle?
Kalınız sağlıcakla efendim…



