İyilik listesi

Karantina günlerinde bir arkadaşım, “Keşke 60 yaş üstü insanların listesine sahip olsam da mahalledeki gençleri onların evlerine servis yapmak üzere organize etsem” şeklindeki bir isteğini söylemişti, demek ki iyilikleri organize edecek bir iyi insana da ihtiyaç var. Niçin biz iyilik yapan, iyiliği listeleyen veya organize edenlerden biri olmayalım?

PARAYA dayalı bir iyilik anlayışı, doğru bir anlayış değildir. Para ve benzeri araçların iyilikte kullanılmasının, eldeki imkânların iyilik için kullanılması cihetinden bir önemi vardır; ancak paradan daha güzel, daha kıymetli ve çok kolay iyilik yolları mümkün. Buradaki mesele, bunları bilmek ve bunların farkında olmaktır.

İşte bu yüzden bir fikir vermek için para dışındaki, özellikle bugünkü hayatımızda ihtiyaç olan iyilikleri ihtivâ eden bir liste ve bakış açısı önermek istiyoruz. (Sırasının önemi yok!)

Yürürken yapılacak iyilikler: Tebessüm etmek, selâm vermek, yerdeki çöpü kaldırmak; yollarda, koridorlarda yaşlı, kör, yürüme güçlüğü çeken kişilerin düşmesine sebep olabilecek eşyaları malzemeleri kaldırmak; adres tarif etmek; okula giden çocuklara, gençlere “İyi bir şey yapıyorsunuz” nazarıyla bakmak, mümkünse bunu söylemek; giyim-kuşamları, bedensel özellikleri, hâl ve hareketleri sebebiyle acayip gelen kişilere tuhaf tuhaf bakmamak veya gözleri onlardan kaçırmak; gücünüz yetiyorsa eşyasını taşımakta zorluk çeken birine izin isteyerek yardım etmek; karşıdan karşıya geçmeye çalışan körlere, yaşlılara, yardıma ihtiyacı olup olmadığını sorarak yardımcı olmak…

Devam edelim: Yere atılmış yiyecekleri hayvanların yiyebileceği bir şekilde kenara ve hafifçe yükseğe koymak; yerde görülen bir parayı geri dönüp bulabilsinler diye aranınca görülecek şekilde kenara kaldırmak; eğer yerde cüzdan ve küçük çapta çanta görülürse bunu alıp en yakın polis karakoluna bırakmak; şüpheli bir çantayı bulunduğumuz mevkiye göre polis veya jandarmaya bildirmek; kaza olduğunu görürsek ambulans ve polise bildirmek; bir arabanın birine çarpıp kaçmaya çalıştığını görürsek plâkasını polise bildirmek; atık boşaltan bir kamyon ve benzeri araç görürsek zabıtaya, kavga eden insanları polise bildirmek; tabiî yangın görürsek itfaiyeyi haberdar etmek; yolda bayılan, düşen veya bir şekilde yaralanan insanları görürsek ambulans çağırmak… Ve iyilik yapan birine rastladığınızda iltifat etmek…

Peki, o çok kullanılan sosyal medya zemininde nasıl iyilik yapabiliriz? Bunun için de listemiz hazır: İyiliği teşvik eden mesajları, para harcatmayacak ve rahatsız etmeyecek sıklıkta ve biçimde çevremizdekilerle paylaşmak; insanları üzecek mesajları paylaşmadan silmek; doğruluğundan kesinlikle emin olunmayan bilgileri paylaşmamak; güzel bir yapım izlendiğinde yapımcısına iltifat etmek; genellemeci ifadeler bulunan, özellikle olumsuz mesajları paylaşmamak; körlere fotoğrafları tasvir ederek göndermek; sağırlara sesin önemli olduğu mesajları tasvir ederek göndermek; çevrenizdekinin ihtiyacı olduğunu düşündüğünüz bir bilgiye rastladığınızda o kişiye o bilgiyi göndermek; toplu mesajlarla tebrik yapmamak; özel günlerde -imkânlar ölçüsünde- muhataba değer verdiği hissettirilerek mesaj göndermek…

Lokanta, kafe, çay bahçesi gibi yerlerde yapılacak iyilikler de var tabiî: Masaların kenarlarına başkalarını rahatsız etmeyecek ve yolu kapatmayacak şekilde oturmak; yiyip içenleri seyretmemek; insanların kendi aralarındaki sohbetlerini duymamaya çalışmak; hizmet verenlerin işlerini zorlaştırmamak; çalışanların hatâlarını kısık sesle söylemek; güzel hâl ve hareketleri kibarca belirterek teşekkür etmek; farklı yemek yiyenlerin birbirlerine ikram etmesini teklif etmek; masalar arası yüksek sesle konuşmamak; insanların yemek yemelerini olumsuz etkileyecek konuşmalar, hâl ve hareketler yapmamak; masada kör biri varsa mönüdekileri öğrenmesine yardımcı olmak; sağır-dilsiz birinin hizmet verenlerle iletişimine destek olmak; mekândaki zihinsel veya bedensel engellilere tuhaf tuhaf bakmamak, bakanları uyarmak; engelli çocuğunu mekâna getiren insanlara iltifat etmek…

Bu listeleri sayfalar dolusu yazmak mümkün. Dikkat buyurun, hiçbiri parayla ilgili değil. Belirttiğimiz gibi, parayla iyilik yapmak, iyilik yapmanın küçücük bir parçası. Komşulara yapılacak iyiliklerden tutun, iş yerinde yapılacak iyilikler, okulda yapılacak iyilikler, hastanelerde yapılacak iyilikler, uzun yolda yapılacak iyilikler ve bayramlarda yapılacak iyiliklere kadar pek çok yer ve yöntemi ihtivâ eden iyilik listeleri meydana getirmek ve iyilik yapmak mümkün. Hattâ para harcamaksızın fakirlere yapılabileceklere kadar listeler yapabiliriz. Meselâ, fakir birinin çocuğuna ders çalıştırmak, meslek öğretmek, bir beceri kazandırmak en büyük iyiliklerden olabilir. Eğer becerebiliyorsanız, bozulmuş bir cihazını veya eşyasını onarıvermek, evinin temizliğine yardım etmek gibi iyilikler çok önemli olamaz mı?

Eğer bir fırsat ve imkân bulabilirsem, “iyilikler için iyilik etmek” konusuyla “iyiliğin daha iyi olanını yapmak” konusunu çalışıp size arz etmek isterim. Aslında bu tür çalışmaları benim yapıp sunmam şart değil. Bunları başka dostlarımız çalışıp hepimizle paylaşırlarsa ayrıca çok mutlu olurum. Bu iyilik konusu hem fert, hem de toplum olarak hepimizin şartlarını geliştirecek en önemli konudur. Sen bana, ona, ben sana, ona iyilik yapacağız. İyilik yapanı da kıskanmayacak, ona gıpta edeceğiz. Hattâ tatlı bir yarış içinde olacağız…

Herkes iyilikten payını ve iyilikte yerini almalı. Sadece işi, gücü, sağlığı, keyfi yerinde olanlar mı yapmalı? Öyle ki, her türlü hâlet-i rûhiyedeyken iyilik kervanına katkı yapmak, kervanda yerini almak mümkün. Başkalarından zarar görmekten korkanlar, lütfen iyilik yapsınlar. Küresel ısınmadan şikâyet edenler lütfen iyilik yapsınlar meselâ… Terörden rahatsız olanlar, fakirlikten şikâyet edenler, trafik kazalarından korkanlar, hırsızlıktan korkanlar, bir musîbete maruz kalmak istemeyenler lütfen iyilik yapsınlar ve hattâ bunda ısrar etsinler!

Bu cümleler aslında bir ihtiyacı da ortaya çıkarıyor. Keşke bir dostumuz da iyilik yapacaklar listesi hazırlasa! Hakikaten iyilik yapmaya müsait çok insanımız var ama ne yapması gerektiğini bilmiyor. Karantina günlerinde bir arkadaşım, “Keşke 60 yaş üstü insanların listesine sahip olsam da mahalledeki gençleri onların evlerine servis yapmak üzere organize etsem” şeklindeki bir isteğini söylemişti, demek ki iyilikleri organize edecek bir iyi insana da ihtiyaç var. Niçin biz iyilik yapan, iyiliği listeleyen veya organize edenlerden biri olmayalım? Bunlardan biri olamasak bile, iyiliği ve iyilik yapanları seven insanlardan biri olmayalım? Bırakın bunları, içimizden iyilik yapmayı istemek bile zıttı olan durumlara büyük bir fark atmaktır.