Filistin yanıyor!

15 Temmuz’da Türkiye’yi işgal etselerdi iki plân da tek işgal ile gerçekleşecekti. Başaramadılar. Şimdi Filistin’i haritadan silip Suriye-Irak üzerinde terör devleti kurarak uzun soluklu bir plânla Türkiye’yi bitirmek.

FİLİSTİN’de yaşanan son olaylar sonucunda ABD İsrail’i destekliyor, Almanya İsrail’i destekliyor, İngiltere İsrail’i destekliyor, Fransa İsrail’i destekliyor ve İtalya İsrail’i destekliyor.

Dünyaya servis edilen görüntülere göre Hamas, Gazze’den, bir açık bularak İsrail’e saldırdı. Bu saldırı, adeta İsrail bugüne dek haklıymış gibi gösterilerek dünyaya servis ediliyor. Sözde her şey sakin hâldeyken bir anda Filistin’in İsrail’e saldırması gibi bir hava oluştu başlangıçta.

Basın ve televizyon kanallarının haklı olarak aklına iki soru geldi: İran’ın üst yönetimine kadar sızdığından kuşkulanılan İsrail gizli servisi MOSSAD, bu Filistin saldırısından neden haber alamadı?

İkinci soru ise, Filistin’in hava, deniz ve karadan İsrail’e nasıl saldırdığına dair.  

İkinci soru için roket niteliği ve sayısına bakıldığında, menzili yüksek olmayan füzelerin kullanıldığı görülür. Diğer yollarla Filistin’in güç elde etmesi günümüz teknolojisinde artık çok kolay. Filistin’in eli de armut toplamıyor. Ancak Filistin saldırırken İsrail’in neden bu kadar açık vermiş olması, üzerinde ciddî düşünülmesi gereken bir durumdur.

İsrail korkak ve dünya eğlencelerine düşkün bir topluluktan oluşuyor. Hayâlleri ise iki bin yıl önceki yerleri almak. Kendilerinin haricindeki insanları hayvandan bile aşağı görüyorlar. Mescid-i Aksâ’nın altını oyup Süleyman Tapınağı’nı ortaya çıkarmaya çalışıyorlar. Bunu herkes biliyor.

Filistin’in İsrail’e saldırmasını anlık bir olay olarak değerlendirmek büyük bir yanılgı olur. İsrail, yarım asırdır Filistinlilere açık cezaevi gibi bir hayatı reva görürken dünya suskundu. İsrail Filistinlilerin ne yiyip içeceğine karışırken, Filistinli çocuklar öldürülürken dünya suskundu. Şimdi İsrail ve Batı farklı bir yol izliyor. Batı’nın tamamı İsrail’in yanında yer almayı bekliyor. Bazıları Filistin’e destek açıklaması yapsa da bekleyip görmek lâzım.

Son günlerde olan olayın bir görünen, bir de görünmeyen yüzü vardır. Görünen yüzde Filistin’in İsrail’in gafletinden yararlanarak anlık biçimde saldırması servis ediliyor. Ancak bu o kadar doğru bir yorum değil. İsrail, Filistin topraklarında “işgalci bir devlet” statüsündedir. Yani Filistinliler İsrail’in işgal ettiği topraklarını geri istiyor.

İsrail en baştan itibaren yanlış bir devlettir ve arkasında bütün Batı vardır. Filistin’in İsrail’e saldırmasındaki bardağı taşıran son damlaya özellikle bakmak gerekir.

Şu iki deyimi hatırlayalım: “Kırmızı çizgiyi aşmak” ve “köşeye sıkışan kedi”…

Filistin, İsrail tarafından ablukaya alındı ve bütün dünya buna karşı sustu. Ayrıca kırmızı çizgiyi aşarak Müslümanların sinir uçlarına dokundu.

İsrail kırmızı çizgiyi şu şekilde aşıyor:

1. İsrailliler Mescid-i Aksâ'’a kırmızı renkli inek kesmek istiyorlar.

2. İsrailli bir bakan, Filistinli esirleri tedavi ettirmiyor, dünyanın gözü önünde ölüme terk ediyor. Böyle bir vahşet ve insanlık dışı muamele olur mu?

3. İsrailliler Mescid-i Aksâ’da kadınları hiç acımadan dövüyor ve yerde sürüklüyor.

4. Filistin’in çözüm önerilerine ve arabulucu devletlerin hareket etmesine rağmen İsrail, iki devletli çözümü reddediyor.

5. Filistin, kendi topraklarını istiyor ve işgalci devletten işgal ettiği yerleri terk etmesini bekliyor.

Yukarıda saydığımız ve benzeri nedenlerden ötürü Filistin, ansızın İsrail’e haklı olarak saldırdı. Hiçbir şey olmamış gibi Batı’nın İsrail’in yanında yer alması büyük plânın bir parçasıdır.

Büyük plân ise iki bin yıl sonra Filistin’de kurdukları İsrail Devleti’nin sınırlarını büyütmek ve Türkiye’yi haritadan silmek.

Okurken, “Her şeye tamam da Türkiye’yi haritadan silmek de nereden çıktı?” diyebilirsiniz. Plân şöyle işliyor: İsrail’in Filistin’in bütün topraklarını alarak ve sınırlarını genişleterek tek devlet yapmak istediği ilk ağızdan ilân edildi. Ayrıca parçalanmış Suriye ve Irak’tan toprak kopararak terör devleti kurmak da Batı’nın plânları arasında.

Dikkat ediniz, Türkiye’nin Suriye ile Irak’ın kuzeyinde operasyonlara başladığı zaman diliminde bu olaylar gerçekleşiyor. Türkiye, kuzeyde Ukrayna-Rusya Savaşı’nda aktif rol oynuyor. Doğuda Ermenistan-Azerbaycan geriliminde aktif rol alıyor. Akdeniz’de hakeza. Ve Yunanistan ile barış içinde yaşamak isterken Mavi Vatan’da aktif rol oynuyor.

Geriye, Akdeniz haricinde sadece güney kalmıştı, şimdi orası da yangın yeri oldu. Türkiye oyunu gördüğü için arabulucu rolü üstlenmeye gayret ediyor. Batı, Türkiye’yi ateşe atmak istiyor. Filistin’i zaten gözden çıkardılar.

Olayın iki ana omurgası var: Filistin’i haritadan silip iki bin yıl sonra bir “Büyük İsrail Devleti” kurmak; ikincisi ise Türkiye üzerine odaklandıkları nokta.

İçimizdeki Olimpos dağı çocukları ve İrlandalılar neden hep Anadolu’nun öz evlatları gibi davranmazlar? Çünkü bunların da hedefinde Müslüman Türkleri topraklarından çıkarıp Orta Asya’ya göndermek ve Ayasofya’nın tepesine Haç dikmek hedefi yatıyor. Bu da ikinci omurganın parçası…

15 Temmuz’da Türkiye’yi işgal etselerdi iki plân da tek işgal ile gerçekleşecekti. Başaramadılar. Şimdi Filistin’i haritadan silip Suriye-Irak üzerinde terör devleti kurarak uzun soluklu bir plânla Türkiye’yi bitirmek. Bunun için ülkemizi hedefe koydular. İçimizdeki İrlandalılar da DNA bakımından onlarla aynı olduklarından, birlikte hareket ediyorlar ve söylemleri aynı.

Doğu toplumları biraz tez canlı ve unutkan. 11 Eylül Olaylarından sonra İslâm coğrafyası gün yüzü görmedi. ABD petrol, nüfus müdürlüğü ve müze gibi yerlere el koydu. Asırlık tarihi barbarca yerle yeksan ettiler.

Biraz daha geriye gidelim…

Amerika yerlileri insan öldürmeyi ve hırsızlığı bilmiyorlardı. “Beyaz Adam”, Amerika kıtasına ölüm, hırsızlık, vahşet, silah, soykırım, işgal ve ölüm getirdi. Batı’nın damarları böyle pis olaylarla doludur.

Şimdi Filistin’i tarih sahnesinden silmek, sonra da Türkiye’yi yok etmek istiyorlar. Türkiye kısmını anlamayanlar, 15 Temmuz’dan önce özellikle Kapadokya bölgesine gelen “turist” sayısını ve nereden geldiklerine baksınlar; Roma ve Bizanslıları göreceklerdir.

Bu nedenle Filistin’in İsrail’e başkaldırmasını yerel bir olay olarak görmemek gerekir.