Eğer söz konusu “Yeniden İstanbul” ise Biçilmiş kaftan Murat Kurum

Marmaray, Avrasya Tüneli, köprüler, yollar ve metrolar ile şehir hayatına kolaylık kazandıran hizmet anlayışının devamı, 5 yıllık aradan sonra “Murat Kurum” ismiyle İstanbul’a yeniden geliyor. İstanbul, şehrin karmaşasını, düzensizliğini ve insanımızın deprem riski kaygısını ortadan kaldırmak üzere tüm ekibiyle sokak sokak, mahalle mahalle çalışacak bir büyük devrimle buluşuyor.

“MURAT Kurum nasıl biridir?” diye sorulduğunda şu şekilde cevap gelmiş: “Yemeğe oturduğunda, yanına, arkasına, etrafına bakar. Korumalara kadar herkes oturuyor mu diye kontrol eder. Eğer herkes oturuyorsa ve yemekleri önlerindeyse yemeğe başlar.” 

İşte milletin bağrından samimiyetiyle sıyrılan Murat Kurum’un insanî değerleri bu örnekte gizli! Bu, onun en yakınındakilerin şahit olduğu, en samimî ve en doğal hâli. Reklâmsız… Bir insanı tepeden tırnağa anlatan anlardan biri, böyle bir an olsa gerek.

Konyalı memur Mehmet Kurum’un aslan oğlu… Kızılcahamamlı ev hanımı Satı Kurum’un biricik evladı… 7 Mayıs 1976 günü Ankara Çankaya’da dünyaya geldi. Üç kardeşler... Dilek’in kardeşi, Didem’in ağabeyi… Şengül Hanım’ınsa eşi… 18 yaşında Mehmet, 15 yaşında Zeynep ve 5 yaşında Zehra isminde üç çocuğu var Murat Kurum’un.

İlkokula Konya’da, Gazi İlköğretim Okulunda başladı. İnşaat mühendisi olan babası, o dönem Bayındırlık ve İskân Bakanlığında çalışıyordu. Mardin’e tayini çıkınca, Kurum ikinci ve üçüncü sınıfa Mardin Atatürk İlkokulunda devam etti. Sonra Ankara’ya… İlkokul 4 ve 5’inci sınıfı Seyranbağları’nda tamamladı. Ortaokul ve lisedeyse Mimar Kemal Ortaokulu ile Mimar Kemal Lisesine gitti.

Üniversite sınavına girdiğinde babası gibi mühendis olmak istedi. Konya Selçuk Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümüne girdi. Gönlünde yatan, inşaat mühendisliğiydi. Kafaya koymuştu, ilk yılın sonunda tekrar sınava girerek, bu kez yine aynı üniversitede, istediği bölümü kazandı. 1999 yılında, Türkiye’nin Marmara Depremi’yle sarsıldığı bir dönemde Selçuk Üniversitesinden inşaat mühendisi olarak mezun oldu. Yüksek lisansını ise “Kentsel Dönüşüm” alanında yaptı.

Ne ekersen onu biçersin

Mezun olduktan sonra işe temelden başladı. 1999 ile 2005 yılları arasında Türkiye’nin farklı yerlerinde onlarca farklı şantiyede çalıştı. Kamuyla 2005 yılında, TOKİ Uygulama Daire Başkanlığında uzman olarak çalışmaya başladığında tanıştı. 2006-2008 yılları arasında TOKİ İstanbul Uygulama Daire Başkanlığı Avrupa Yakası Uygulama Şube Müdürlüğü sonrasında, 2009 yılında Emlak Konut GYO AŞ Genel Müdürlüğü görevine getirildi. Yani başarı merdivenlerini tek tek çıkıyordu Mehmet amcanın “Kara Murat’ı”.

Babasının oğluydu. Emlak Konut’un rekor bir büyümeye ulaşması ve marka değerini artırmasında büyük rol oynadı. Cumhuriyet tarihinin en büyük iki halka arzını ekibiyle gerçekleştirerek, özellikle İstanbul’a güvenli ve sağlıklı konutlarla modern yaşam alanları kazandırdı.

Hani “Ne ekersen onu biçersin” derler ya, Murat Kurum, plânladığı hayat yolculuğunda hep ektiği tohumların meyvesini aldı. Bir büyük kararlılık, bir büyük azim… Ve sonunda, Türkiye’nin yakın dönemine Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı olarak damgasını vurdu. 2018’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk kabinesine Çevre ve Şehircilik Bakanı olarak atandı. İşte bu, tarihe not düşüştü!

Bakanlık görevi boyunca tüm ekibiyle yeni bir şehircilik anlayışı üzerine kurulu biçimde şehirlerin kalkınması ve dirençli hâle getirilmesi için mücadele etti. Bunu yaparken çevremizin korunması için hassasiyetle çalıştı. Erdoğan’ın sosyal devlet anlayışı doğrultusunda TOKİ ile dar gelirli vatandaşlarımızın ev sahibi olması için sosyal konut kampanyaları hazırladı. İstanbul özelinde de kentsel dönüşüm çalışmalarının bir seferberliğe dönüşmesi için çalışmalarda bulundu. O günlerde aslında en büyük hayâlinin peşine düştü. O gizli, içinde heyecan oluşturan hayâli, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı idi.

 

  

Henüz aday dahi değilken, kurduğu ekip ile İstanbul’un röntgenini çekmiş. İstanbul’un demografik yapısına ışık tutan sosyal bir araştırma yapmış. Depreme karşı nerede ne yapılacağını iyice tetkik etmiş. Sorunları ortaya koyarken çözümleri de üretmiş. Trafik sorununun çözümü için ulaştırma konusunda özel bir ekiple çalışmış. Ve bunları hep Bakan iken yapmış. Adaylığı ilk açıklandığında, “İstanbul’un sorunlarını biliyoruz ve çözümleriyle geliyoruz” şeklindeki sözlerin rahatlık sebebi işte bundandı!

 

Felâketi uzaktan izlemeyen Bakan

Bakanlık görevi boyunca çok sayıda afet yaşadı. Yangın, sel ve deprem felâketlerinde aylarca halkı ile yatıp kalktı. Ayağına geçirdiği çizmeler ve sırtına geçirdiği inşaat elbiseleri ile şehirden şehre koştu. Bir gün dahi halkını yalnız bırakmadı. Hiçbir gün sırça köşklerin adamı olmadı memur Mehmet amcanın Kara Murat’ı.

Mütevazı, içten, samimî ve çalışkan… Nereden geldiğini ve nereye gittiğini bilen, güzel yürekli bir adam oldu daima.

Manavgat ve Marmaris’teki yangınlar; Kastamonu Bozkurt, Sinop ve Giresun’daki seller; Elazığ, Malatya, İzmir ve 6 Şubat 2023’teki depremler… Hepsinde vatandaşlarımızın yaralarını sarmak için günlerce bölgede kaldı.

İstanbul’u yönetmeye talip olan Kara Murat, aslında İstanbul’un kayıp 5 yılını telâfi edip yeniden İstanbul için Hızır gibi yetişecek bir hizmet ehli olduğunu gösteriyor. “İstanbul için biçilmiş kaftan” tabiri ona çok yakışıyor.

Şöyle bakınız; TOKİ ile şehirlerin yeniden ihyası, yeni güvenli konutların yapımı için çalışmış, 46 bin afet konutunu sosyal donatılarıyla birlikte milletimize kazandırmış, son olarak asrın felâketinde tüm bölgede 57 gün kalarak geçici yaşam alanlarının kurulmasının ardından yine TOKİ ve Emlak Konut Genel Müdürlüğü ile 180 bin afet konutunun yapımını başlatmış, 5 yılda 81 ile 81 milyon metrekare millet bahçesi hedefine ülkemizi ulaştırmış, 484 millet bahçesinin yapımını başlatmış, Bakanlık görevi boyunca Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayesinde başlatılan “Sıfır Atık” felsefesinin yaygınlaşması için yoğun çaba harcamış… 

Yani… Profesyonel çalışma hayatında Devletimizin her kademesinde vatana ve millete hizmet için gece gündüz çalışmış bir bürokrat, bugün TBMM Çevre Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili olarak, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Devletimiz ve milletimiz için üretmeye ve çalışmaya devam ediyor Murat Kurum.

 

Bakanlık görevi boyunca çok sayıda afet yaşadı. Yangın, sel ve deprem felâketlerinde aylarca halkı ile yatıp kalktı. Ayağına geçirdiği çizmeler ve sırtına geçirdiği inşaat elbiseleri ile şehirden şehre koştu. Bir gün dahi halkını yalnız bırakmadı. Hiçbir gün sırça köşklerin adamı olmadı memur Mehmet amcanın Kara Murat’ı.

 

“Yeniden İstanbul” için Murat Kurum

Murat Kurum, İstanbul’un sorunlarını adı gibi biliyor. Yani özel ders çalışmasına hiç gerek yok. Adaylığı açıklanmadan dahi ortaya koyacağı projeleri hazırlamış olduğunu söylemek zor değildi.

2006-2009 yılları arasında TOKİ İstanbul Uygulama Daire Başkanlığı Avrupa Yakası Uygulama Şube Müdürlüğü, 2009-2018 Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı iştiraki Emlak Konut GYO AŞ Genel Müdürlüğü ve Yönetim Kurulu Üyeliği, 2018-2023 Çevre ve Şehircilik Bakanlığı dönemlerinin her bir günü bu ülkeyi düşünen, İstanbul’la yatıp İstanbul’la kalkan biri olarak Kurum’un İstanbul’u yönetmeye talipli bir hizmet adamı olarak İstanbul halkı için ne kadar değerli olduğunu anlatmaya gerek var mı?

Kuşkusuz, takdir İstanbul halkının. Amma velâkin eğer üzerindeki deprem kâbusunu atmak, bu dertten kurtulmak istiyorsa, eğer bitmeyen trafik çilesini sona erdirmek istiyorsa, eğer sözde değil özde dünya markası olmak istiyorsa, eğer hak ettiği hizmetleri almak istiyorsa, Murat Kurum, İstanbul için biçilmiş kaftandır!

Çünkü siyâsî hiçbir hedefi olmayan, Türkiye üzerinde hesabı olanların değirmenine su taşıyan birinden değil, bütün hayâli İstanbul’a hizmet olan bir İstanbul sevdalısından bahsediyoruz. Şöyle diyor zira: “Ekibimizle, tüm arkadaşlarımızla birlikte çıkacağız. 16 milyon İstanbullu için yola çıkacağız. Burada İstanbul’un bu karmaşasını, düzensizliğini, insanlarımızın deprem riski kaygısını hep birlikte ortadan kaldırmak için tüm ekibimizle, tüm arkadaşlarımızla çalışacağız. İyi ki benimle birlikte çalışıyorsunuz!”

Meslekî karnesi yıldızlarla dolu. Mütevazı ve memur bir ailenin merhameti ve ahlâkı ile parlayan çocuğu… Başarılarını, çalışmalarını ve projelerini ne kadar yazsak köşemizden haylice taşar. Sahnelerde kollarını sıvayıp “-mış gibi” yapanlardan değil, sahalarda kollarını sıvayıp çizmelerini giyenlerden olduğunu kanıtlamış bir görev adamı.

Murat Kurum tarafından ardı ardına sıralanan projeler, gelecekte ne olacağının kanıtı olarak karşımıza çıkıyor. Yani belediyecilik namına yapılacak çalışmaları “Yaptıklarım, yapacaklarımın teminatıdır” diyerek 81 ilde yapan örnek bir isim Murat Kurum.

Gözümüzde canlanan bir beş yıllık kayıp var. Yani İstanbul için gerileme dönemi… Tekrarda fayda var; şimdi bu gerileme dönemine son verip “Yeniden İstanbul” parolası ile yükseliş dönemi için Murat Kurum biçilmiş bir kaftan.

İstanbul’un ana sorunları neydi, hatırlayalım mı? Deprem hazırlığı, kentsel dönüşüm, trafik, metro, su... Geçtiğimiz 5 yıl hiçbir çalışma gösterilmeyen 5 büyük sorun başlığı bunlar. İstanbul’u deprem için hazırlıklı hâle getirmek, Murat Kurum’un ilk vaadi. Baktığımızda, arkası geçmiş dönem yaptıkları ile dolu bir vaat. Kentsel dönüşüm, zaten Sayın Kurum’un eğitimini yüksek lisans ile de perçinleyip Türkiye genelinde yaptığı proje ve çalışmalarla taçlandırdığı bir alan. Bu da hâliyle dopdolu bir vaat. Trafik de Kurum’un yine öncelikli verdiği ve hazırlıklı olduğu alanlardan. “İstanbul’u yaşanır, ulaşımı kolay bir hâle getireceğiz” vurgusunu yaparken, adaylığının açıklandığı ilk gün Ulaştırma ve Altyapı Bakanı ile ulaşımı masaya yatırdığını görmedik mi? Yani projeleri hazır İstanbul için!

Marmaray, Avrasya Tüneli, köprüler, yollar ve metrolar ile şehir hayatına kolaylık kazandıran hizmet anlayışının devamı, 5 yıllık aradan sonra “Murat Kurum” ismiyle İstanbul’a yeniden geliyor. İstanbul, şehrin karmaşasını, düzensizliğini ve insanımızın deprem riski kaygısını ortadan kaldırmak üzere tüm ekibiyle sokak sokak, mahalle mahalle çalışacak bir büyük devrimle buluşuyor.

Emaneti ehline vermek gerekir; hayatını mesleğine adamış, makamlarda yükselirken tevazu ile alçalmış, vakur ve güzel yürekli bir isim Kara Murat. “Ayinesi iştir kişinin, lâfa bakılmaz” sözünün vücut bulduğu bir isim. Henüz aday dahi değilken, kurduğu ekip ile İstanbul’un röntgenini çekmiş. İstanbul’un demografik yapısına ışık tutan sosyal bir araştırma yapmış. Depreme karşı nerede ne yapılacağını iyice tetkik etmiş. Sorunları ortaya koyarken çözümleri de üretmiş. Trafik sorununun çözümü için ulaştırma konusunda özel bir ekiple çalışmış. Ve bunları hep Bakan iken yapmış. Adaylığı ilk açıklandığında, “İstanbul’un sorunlarını biliyoruz ve çözümleriyle geliyoruz” şeklindeki sözlerin rahatlık sebebi işte bundandı!