Dondurma

ABD Başkanı ve soykırım ortakçısı Joe Biden, “Ateşkes ihtimali var mı?” sorusuna, Siyonist teröristlerin aşağılık plânı altında aç kalan Gazzelilere mesaj verir gibi, elindeki dondurmayla cevap veriyor: “Ramazan ayı öncesinde belki…”

FİLİSTİN’in Gazze Şeridi’nde Siyonist katil sürüsünün gerçekleştirdiği Müslüman soykırımı devam ediyor.

Tam beş oldu. Soykırım katliamları devam ederken, İslâm ülkelerinden izzetli bir seda yok.

Denize binlerce fit yüksekten bıraktığı yardım paketleriyle övünen Ürdün, sözde kralının Rambo tipiyle verdiği pozlarla avunuyor sanırım.

Aç biilaç kalmış bir avuç Gazzeli, üstün yüzme bilinciyle yüzlerce metre ötedeki yardım paketlerini alacak, çocuk başına da sanırım 20-30 gram düşecek.

Gazzeli o imanla kilometrelerce de yüzer, Ay’a füzesiz uçar. Mesele, 120 metreyi geçtikten sonra Siyonist rejimin denizi kendisine ait sayması. Zaten ahlâk dinlemiyor, yardım tırlarına giden kadınlarla çocukları vuruyor, bir de denizde katliam yapar, olur biter.

Artık bombaya gerek de kalmıyor. Açlıktan şehit olanların sayısı binleri buldu.

ABD Başkanı ve soykırım ortakçısı Joe Biden, “Ateşkes ihtimali var mı?” sorusuna, Siyonist teröristlerin aşağılık plânı altında aç kalan Gazzelilere mesaj verir gibi, elindeki dondurmayla cevap veriyor: “Ramazan ayı öncesinde belki…”

Ramazan ayını da biliyor şeytanın topal ayağı.

Bu kadar dehşetli ve bu kadar ciddî bir konuda aşağılık Amerikalı, o küstah duruşundan asla taviz vermiyor.

Allah senin gibi şeytanlara birden ölüp gitmeyi nasip etmesin!

Dondurma gibi azalarak bit inşallah!

Eriyerek, tükenerek, damlaya damlaya bit inşallah!

***

ABD’deki seçim anketlerinde geride kaldı Biden. Bizim medya, “Trump geliyor” demeye başladı.

Yahu gelmişti zaten. Gelmişti de ne olmuştu? Kudüs’ü onunla İsrail’in başkenti diye tanıdı ABD. Netanyahu alçağının bir diğer kapı bekçisi gelecek de ne olacak yani?

Evet, Biden’in dediği gibi Ramazan geldi.

Ramazan ayı hakkındaki heyecanımız doruklarda. Ancak hayatın tadı yok. Türkiye’deki enflasyon, Gazze orada o hâldeyken hiçbir şey değil.

***

Uzun süredir gözlerimden şikâyetim vardı. Yıllardır gözlük kullanan biriyim, yaşım daha kırk. Göz hekimine gittim.

Sağ gözümün görme yetisinde muazzam bir düşüş varmış. Neredeyse yarı yarıya görmüyormuş.

Çocukken haberlerde Bosna’daki soykırımı göstermişlerdi, bugün Gazze’deki soykırımı gösteriyorlar canlı canlı.

Bu dünya, Müslümanların “Sen ve Rabbin gidin ve savaşın” derken Kur’ân’dan ayetler okuyup “İsrailoğullarından bahsediyor” dedikleri bir yerken, insan, gözünün tamamının görmeyip kulağının tamamının duymamasını da isteyebiliyor.

Ancak bu da bir alçaklık. Zira orada olanları görmemeyi ve duymamayı istemek, olanı olmaktan caydırmayacağına göre bir kaçış.

Ve kaçmak, alçaklıktır.

Alçaklar kameralar önünde dondurma yalıyor ey insanlar!

Fakat belki onlarınki bile hoş. Öyle ya, kimileri ise onların yediklerinin damladığı ayakkabıları yalıyorlar.

Açlıktan can veren hakkında “Kurtuldu” diye düşünür mü insan? Öyle dondurma yemektense, izzetiyle açlıktan ölmek yeğdir, kurtuluştur.