Çin, Uygur tıbbının etkisini azaltacak

Çin rejimi son yıllarda Doğu Türkistan halkına yönelik soykırımını yoğunlaştırmakla eş zamanlı olarak enerji arzını garanti altına almak üzere, Doğu Türkistan dâhil tüm bölgelerdeki kömür üretimini arttırmaya çalışıyor.

ÇİN rejimi, Uygur tıbbının uzun tarihi ve halk arasındaki etkisini ortadan kaldırmaya çalışıyor. Doğu Türkistan’daki sözde Xinjiang Parti Komitesi ve sözde Xinjiang Halk Hükümeti, kırsaldaki Uygur şifahaneler ve geleneksel tıp uzmanlarına yönelik bir dizi düzenleme yayımladı.

Çin propaganda ajansı Tanrıdağ Ağı’nın 10 Ocak’ta bildirdiğine göre, Doğu Türkistan’daki sözde Xinjiang Parti Komitesi ve sözde Xinjiang Halk Hükümeti, kırsal kesimlerde insanların genel sağlık durumuna anında çare bularak pratikte haklın kalbinde taht kuran Uygur geleneksel şifahaneleri, ve geleneksel tıp uzmanlarına yönelik sözde “reform” adı altında halk sağlık sisteminin (Çin) ulusal bilince uygun gelişimini teşvik etmek bahanesiyle yeni düzenlemeleri hayata geçirdiği öğrenildi. Düzenlemelere göre Çin tıbbı ile Batı tıbbına eşit önem verilmesi, kırsal tıp ve sağlık kurumlarında Çin tıbbı ve eczacılık hizmetlerinin tanımının genişletilmesi üzerinde ısrar ediliyor ve 2025 yılına kadar Doğu Türkistan’daki sağlık kurumlarının yüzde 95’inin Çin geleneksel tıbbı ve eczacılık hizmetleri de sağlayacak şekilde geliştirilmesi öngörülüyor.  Haber kaynaklarına göre, temel standartlara uygun kırsal sağlık kurumlarının yaklaşık yüzde 15’inin hizmet performansı tavsiye standartlarına ulaştığı, yüzde 50’sinin yeniden inşâ edileceği ve köy sağlık şifahaneleri sayısının yüzde 30 daha arttırılması belirtiliyor.

Köy ve kasabalarda Çin geleneksel tıbbına uygun şifahane ortamının kurulacağı, Çin tıbbı ile Batı ve diğer yabancı tıbbî tekniklerin ve reçetelerin standardize edilerek “Çin ulusal bilinci” temelinde yaygınlaştırılacağı, kurumdaki tıp uzmanı sayısında Çin tıbbı uzmanı oranının yüzde 25’e çıkarılacağı ve her düzey köy şifahanesinde Çin geleneksel tıbbı ve eczacılık hizmetleri sağlanması zorunlu kılınıyor.

Gözlemciler, Çin’in Doğu Türkistan’ı işgal ettiği günden bu yana Uygurların bütün kültürel değerlerini yok etmeye çalıştığını, Çin’in son yıllarda Doğu Türkistan’da açıkça gerçekleştirdiği soykırıma paralel olarak Uygurların millî kültür miraslarının yerine geçmek için hareket ettiğini, (Çin) kültür dayatmasıyla Uygurlara karşı asimilasyon uyguladığını, bu bağlamda Çin tıbbından farklı olan her değeri yok etmek, özellikle de Uygur tıbbını ortadan kaldırmak istediğini ve yerine Çin geleneksel tıbbı ve eczacılık yeteneğini geçirerek Uygur tıbbını Çinlileştirmeye çalıştığını kaydediyorlar.

***

Çin, 2023 boyunca Târım’da 33 milyon ton petrol ve gaz yağmaladı

ÇİN, Doğu Türkistan’ı işgalinden bu yana petrol, doğalgaz ve diğer doğal kaynakları sömürüyor. Son dönemde yasa dışı sömürgeciliğini genişleterek sadece 2023 yılında Târım petrol havzasından 33 milyon 530 bin ton petrol ve gazın Çin eyaletlerine taşındığı öğrenildi.

Çin’in Doğu Türkistan’daki propaganda ajansı Xinjiang Gündelik gazetesi, Çin rejiminin Doğu Türkistan’daki Târım petrol havzasından yıllık petrol ve gaz üretiminin 2022 yılındaki 430 bin tondan 31 Aralık 2023 itibarıyla 33,53 milyon tona ulaştığını bildirdi. Çin basınında çıkan haberlere göre yıllık petrol ve gaz üretiminin dört yıl üst üste 30 milyon tona yükseldiği ve istikrarlı bir büyüme göstererek Çin’in enerji güvenliğini sağladığı ifade ediliyor.

Çin rejimi, Târım petrol sahasını en büyük süper derin petrol ve gaz üretim üssü hâline getirdi. Bu saha, Çin’in sözde “Batı’dan Doğu’ya gaz iletimi” sömürüsünde güvendiği ana gaz kaynaklarından biri sayılıyor. Çin’in 2023 yılında Târım petrol sahasını alışılmadık büyüklükte petrol ve gaz kaynakları için stratejik bir konum hâline getirmeyi hedeflediği ve havzayı kapsamlı bir şekilde denetlediği, bu yüksek güvenlikli havzada büyük ölçekli arama sondaj çalışmalarının sürdüğü, 2023’te “Boz-Dabei 1 trilyon metreküp ultra derin gaz sahası” ve “Fumen 1 milyar ton ultra derin petrol sahası” işletmeye alınarak petrol ve gaz çekirdek bölge inşaatının genişletildiği ileri sürülüyor.

Gözlemciler, Çinli işgalcilerin Doğu Türkistan halkına yönelik sistematik soykırım politikası yürüttüğünü ve aynı zamanda da Doğu Türkistan’dan çıkan kaynakları talan etmenin yanı sıra asil sahipleri olan Doğu Türkistan halkının kullanım haklarını da gasp ettiklerini dile getiriyorlar. Dünyanın en büyük enerji tüketicisi olan Çin, 1949 yılından beri işgal ettiği Doğu Türkistan’dan petrol ve gazın yanı sıra altın, platin, gümüş, uranyum ve kömür gibi 136 çeşit doğal kaynağı yağmalıyor, ayrıca Çin’in yüzde 40 enerji talebini karşılayan bölgede üstün kalite pamuklarıyla dünyanın beşte bir ve Çin’in yüzde 80 ihtiyacını gideriyor. Bölge halkını yoksul ve geride bırakarak köleliğe zorlayan Çinli otoriter rejim, gelinen noktada küresel çapta boykot ile karşı karşıya.

***

2023’te 456 bin Uygur zorla çalıştırıldı

ÇİN’in Doğu Türkistan’da 2023 yılında toplama kamplarında tutulan 456 bin Uygur Türk’ünü zorla çalıştırdığı öğrenildi. Çin Propaganda ajansı Tanrıdağ Ağı’nın yaptığı açıklamada, 2023 yılının ilk 10 ayında sözde “Mutlu ve Uyumlu İş İstihdam Politikası” adı altında toplama kamplarında tutulan 456 bin kişinin zorla çalıştırdığı bilgisine ulaşıldı.

Çin kontrolündeki ağın konuya ilişkin yayımladığı raporda, “İstihdam istikrarlı bir gelir kaynağı anlamına gelir ve istikrarlı bir gelir kaynağı tüketme arzusunun önünü açar” ifadelerine yer verildi. Bu sözde istihdamın, tutuklu bulunan kişilerin zorla çalıştırılması anlamına geldiği de belirtiliyor. Bu tür politikaların Çin’in Uygur Türklerini daha sıkı gözetim altında tutmak için yapıldığını ifade eden uzmanlar, kamplarda tutuklu bulunan Uygur ve diğer Türk topluluklarını Çin kontrolüne tâbi tutmayı, nihaî olarak da Çin yönetiminin Uygur Türklerinin kökünü kurutmayı hedeflediğini kaydediyorlar.

Öte yandan uzmanlar, Çin’in teknik karmaşıklığı olmayan ve Çinli işçiler tarafından daha az tercih edilen sektörleri doldurmak için köleleştirilen Uygurlara şiddetle ihtiyacı olduğu ifade ediliyor.

*** 

2023’te 2 buçuk milyon Uygur toplama kampına alındı

ÇİN’in, Doğu Türkistan’da uyguladığı devlet destekli zorla çalıştırma programlarına son verilmesi yönündeki çağrıların güçlendiği bir dönemde, 2023 yılında en az 2 buçuk milyon kişiyi sözde “meslekî eğitim Merkezi” olarak adlandırılan toplama kamplarına gönderdiği öğrenildi.

Çin kontrolündeki Xinjiang Gazetesi, Doğu Türkistan’daki sözde Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi İnsan Kaynakları ve Sosyal Güvenlik Dairesi, 2023 yılında “kalkınma” adı altında, işletmelerin ve bireylerin ihtiyaçları doğrultusunda, “fazla işgücü olarak adlandırılan işsizler ve sözde iş bulmakta zorlanan kitlelere yönelik hedefli eğitim” programı kapsamında en az 2 buçuk milyon kişiye sözde “meslekî beceri eğitimini” güçlendirerek tüm alanlardaki üretimi artırdığı bildirildi.

Bilgilere göre, geçen yıl 2 milyon 499 bin kişiye yönelik “meslekî beceri eğitimi” verildiği ve Uygurların zorla çalıştırılmasıyla yıllık katma değer üretiminde yüzde 166,6 oranında artış sağlandığı ifade ediliyor. Ekim 2023’te Alman araştırmacı Dr. Adrian Zenz tarafından yayımlanan rapora göre, Doğu Türkistan’daki sözde Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi Çiftçi ve İşçi İnsan Kaynakları ve Sosyal Güvenlik Denetleme Müdürlüğünün, Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) 14’üncü Beş Yıllık Plân döneminde, Doğu Türkistan’da her yıl 2 milyon 750 bin kırsal nüfusun ucuz işgücü olarak zorla çalıştırıldığı ve “yaşama yakın istihdam”, “yerel istihdam”, “birleşik istihdam” gibi çeşitli isimlerle adlandırılan toplama kamplarının yakınına inşâ edilen “yapay sanayi şehircikleri” sayesinde binlerce şirketi “Xinjiang’a yardım” bahanesiyle Doğu Türkistan’a konumlandırdığı ve sözde Xinjiang menşeli bu şirketlerin köle işçilik ürünlerini dünyaya sattığı ortaya konulmuştu. Çin medyasında çıkan ilgili haberlerse araştırmacıların iddialarını doğruluyor.

Yüz binlerce Uygur Türk’ünün bölgedeki fabrikalarda zorla çalıştırıldığı ayyuka çıkmış, Doğu Türkistan’daki bazı işletmeler “zorla çalıştırma” yoluyla üretim yapıldığına ve Batı Avrupa ülkelerine ithal edildiğine dair suçlamaların hedefi olmuştu. Pekin yönetiminin sözcüleri ise zorla çalıştırma iddialarını “Çin karşıtı güçler tarafından uydurulmuş yalanlar” olarak nitelemiş, Uygurların durumundan memnun olduğunu savunarak “ülkedeki insan hakları durumunun gerçeğe aykırı olarak ABD’nin başını çektiği ülkelerce karalanmaya çalışıldığı” konusunda propagandasında ısrarla devam etmişti. Nitekim Avustralya Stratejik Araştırma Enstitüsü (ASPİ) raporuna göre, işgalci Çin’in 100’den fazla ülke ve 83 ünlü markaya mal tedarik etmede Doğu Türkistan’daki Uygur Müslümanların köle işçi olarak çalıştırılmasından yararlandığı ortaya konuluyor.

***


2023’te Doğu Türkistan’dan 740 milyar kilovat saat enerji çalındı

ÇİN’in büyük ölçekte enerji kriziyle karşı karşıya olduğu bir dönemde Çinli yetkililerin elektrik sorununu çözmek için Doğu Türkistan’dan Çin eyaletlerine devasa miktarlarda enerji transferleri gerçekleştirdikleri bildirildi. Çin devlet medyasının yayınladığı bilgiye göre, 2023 yılında Doğu Türkistan’dan Çin eyaletlerine sağlanan toplam elektrik miktarı 740,8 milyar kilovat saate ulaştı.

Çin rejimi, 2010 yılından itibaren uyguladığı “Batı elektriğini Doğu’ya aktarma” stratejisi kapsamında, geçen 12 yıl içinde Türk yurdu Doğu Türkistan’ı Çin eyaletlerine elektrik sağlayan en önemli “elektrik santrali” hâline getirdi. Uzmanlar bunun çok büyük bir zehirli karbondioksit üretimi demek olduğunu vurgularken, bu rakamın Çin genelindeki 1,4 milyar insanın 230 gün boyunca kullanabileceği elektrik miktarına tekabil ettiğini ve bunu sağlamak için 224,9 milyon ton standart kömürün yakılması gerektiğini ifade ediyorlar.

Geçmiş yıllara ait Doğu Türkistan’ın hava kalitesi endeksine göre Hotan, Kaşgar ve Kızılsu olmak üzere üç bölgedeki hava kalitesinin tehlike sınırına ulaştığı ve Gulca’daki hava kirliliğinin daha kötü ve insan sağlığına daha da etki edeceğinden endişe ediliyor. Gözlemciler, dünyanın en büyük enerji tüketicisi olan Çin’in Doğu Türkistan’daki elektrik santrallerinde büyük çoğunluğuyla kömürü yakıt olarak kullandığı ve BM’ye zehirli karbondioksiti kontrol etme sözü vermesine rağmen Doğu Türkistan’daki enerji santrallerinin ölçeğini her geçen yıl genişletmeye çalıştığı yani bir yandan dünya liderleriyle iklim değişikliği konusunda anlaşmalar imzalarken diğer yandan da en büyük zararı vermeye devam ettiğini belirterek Çin’e inanılmaması çağrısında bulunuyorlar.

Çin rejimi son yıllarda Doğu Türkistan halkına yönelik soykırımını yoğunlaştırmakla eş zamanlı olarak enerji arzını garanti altına almak üzere, Doğu Türkistan dâhil tüm bölgelerdeki kömür üretimini arttırmaya çalışıyor. Bu minvalde bölge kaynaklarını Çin’e daha hızlı taşımak için özel hatlar inşâ ediyor. Çin propaganda ajansı Tanrıdağ Ağı’na göre Çin Hükümeti, Doğu Türkistan’ın kömür kaynaklarını Çin’e taşımak amacıyla inşâ ettikleri yeni demiryolu hattında 15 Ocak’tan itibaren resmî yük transferlerine başladı.

Çin basınına göre 3 bin 500 ton kömür yüklü ilk tren Jiangjunmiao İstasyonundan ayrılarak Hongliuhe-Nom demiryolunu birbirine bağlayan Phnom İstasyonuna hareket etti. Doğu Türkistan’dan kömür ihraç etmenin yeni bir yolunu oluştan Çin’in enerji güvenliğini bu yeni hatla sağlamayı düşündüğü belirtiliyor.

***

Bin 152 Uygur yerleşim alanı 2023’te yok edildi

DOĞU Türkistan’ı Çinlileştirmek için yıllardır sürdürdüğü sistematik soykırım politikası kapsamında Çin, “konut dönüşümü ve kalkınma” adı altında bölgedeki Türk millî tarzında inşâ edilen ev ve diğer yerleşim alanlarını zorla yıkarak, yerine Çin kültür varlığı imajı vermeye çalışıyor.

Çin, 2023’ün başından sonuna dek Doğu Türkistan genelinde 200 bin aileyi kapsayan yaklaşık bin yerleşim alanını “yenileme” bahanesiyle yıkıp halkı evlerinden kopardı ve yerine daha iyi kontrol amacıyla toplu konutlar inşâ etmeye başladı. Çin propaganda ajansı Tanrıdağ Ağı’nda yer alan bilgiye göre, “eski konutları dönüştürerek şehir kapasitesinin artırılması” projesi altında sözde Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi Konut ve Kentsel-Bölgesel Yapı Denetimi ve Konut Müdürlüğü, sözde yerleşim alanları ve şehrin görünümünü etkili bir şekilde iyileştirmeye yönelik bir düzine plân açıkladı. Bu minvalde işgalci Çin, 2023 yılında Doğu Türkistan’ın her düzey kent ve kasabasında bin 152 yerleşim alanının dönüştürülmesi için çalışma başlattı ve 219 bin 100 evi Çin görünümüyle yeniden inşâ edilmesini sağladı. Ayrıca 2019 yılından bu yana kalkınma bahanesiyle Doğu Türkistan’da 6 bin 31 yerleşim yerinin Çin tarafından değiştirildiği ifade edilirken, 972 bin 900 haneyi kapsayan yeni plânın tamamen Çin geleneklerine uygun yapıldığı vurgulanıyor.

Çin son 10 yıldır Doğu Türkistan’da etnik tarzdaki binaları ve evleri zorla yıkıp yok etti. “Eski yerleşim alanlarını yenilemek ve güzelleştirmek” adı altında Türk Uygur çehresini Çin görünümüne dönüştürmekle kalmayıp toplama kampları aracılığıyla halkı çeşitli beyin yıkama uygulamaları üzerinden Çinlileştirme noktasında soykırım ve asimilasyon politikaları yürütüyor.

 

https://turkistanpress.com/page/cin-uygur-tibbinin-etkisini-azaltacak-/6437

https://turkistanpress.com/page/cin-2023-te-tarim-39-dan-33-milyon-ton-petrol-ve-gaz-yagmaladi/6410

https://turkistanpress.com/page/cin-2023-39-te-456-bin-uygur-u-zorla-calistirdi/6411

https://turkistanpress.com/page/-dogu-turkistan-da-her-yil-35-bin-organ-caliniyor-/6399

https://turkistanpress.com/page/cin-2023-te-2-5-milyon-kisiyi-kapma-atti/6461

https://turkistanpress.com/page/2023-te-740-milyar-kilovat-saat-enerji-calindi/6462

https://turkistanpress.com/page/2023-te-1-152-uygur-yerlesim-alani-yok-edildi-/6477
https://turkistanpress.com/page/dogu-turkistan-39-in-komur-kaynagi-caliniyor-/6458

https://turkistanpress.com/page/cin-39-in-tutukladigi-gazetecilerin-yarisi-uygur/6459

https://turkistanpress.com/page/bm-toplantisinda-30-dan-fazla-ulke-uygurlarin-yaninda-yer-aldi-/6471