Ayrılıkçı siyasal bilinç ve terör

Terörün temelinde, çoğu kez görmezden geldiğimiz bir bilinç, bu bilincin altında ise o bilinci oluşturan ve mutasyona uğratılmış bir bilgi vardır. Yani “terör” dediğimiz olgunun epistemolojik bir yönü vardır. Bu nedenle, teröre karşı mücadele, sadece hükûmetlerin işi değildir. Bilgi ve bilgiye yön vererek bilinç oluşturan tüm toplumsal yapı ve kurumlar, meselenin bu yönünü dikkate alarak elinden gelenin ötesinde üzerine düşeni yapmalıdır.

GÜNÜMÜZDE kitle iletişim araçlarının gelişmesiyle birlikte bilginin üretilme biçimi ve kullanım amacı çeşitlendirildi. Bilgi, önceden yol gösteren bir kılavuz olarak kullanılırken, bugün yıkıcı bir silah olarak kullanılıyor.

Bilgi bizi gerçeğe ve hakkaniyete karşı savaşa zorlayabiliyor. Yani bir bakıma yolumuza ışık tutması gereken bilgi, doğru süzgeçleri kullanmadığımızda bizi Don Kişotlaştırabiliyor.

Bilgi üretilirken veya var olan bilgi disipline edilirken, tıpkı konvansiyonel terör eylemlerindeki gibi, bireyde korku oluşturabilecek, kaotik bir zihin yaratabilecek, zihin ve düşünceyi paniğe sevk edebilecek bir kurguyla muhatabına ulaştırılıyor. Bu yapılırken, gerçek amaç o kadar ustaca gizleniyor ki bilgiye muhatap olanlar çoğu zaman bunun farkına varamıyorlar.

Bu durumun önüne geçmek hiç kolay değil. Bilginin kaynağını tanımak, bilginin kendisini ve istikamet gösterdiği yönü bilmek, bilginin geldiği kanalı tanımak ve bilmek, onun kaotize etme özelliğini minimize eder. Bunun yanı sıra, bilginin farklı kaynaklardan doğrulanması da bizi manipüle etmesini önler.

Fakat kitle iletişim araçları ve medyadan o kadar çok bilgi bombardımanı yapılıyor ki bir bilginin kaynağını tanıyamadan, bilginin kendisi ve gösterdiği istikametin yönünü kestiremeden ve nihâyetinde bu bilgiyi farklı kanallardan doğrulatmadan yeni bir bilgi çoktan dolaşıma sokulmuş oluyor. Dolaşıma sokulan bilgiler belli bir sistematik ve amaç doğrultusunda dolaşıma sunulduğundan, biz bilgiyi tam olarak idrak edemiyoruz. Buna bir de bizim bilgi ve bilgiye dair cehaletimiz eklenince, mesele daha da zorlaşıyor.  

Bilginin depolanması da işimizi zorlaştıran bir başka husustur. Önceden toplumsal yaşamın sadeliği, hayat akışının vasatlığı, eğlencelerin öğretici bir formda olması, dikkat ve konsantrasyon probleminin olmaması gibi nedenlerle bilgiyi zihnimizde depolamak daha kolaydı. Fakat günümüzde toplumsal yaşamın çeşitliliği, çalışma akışını bloke eden psikosomatik rahatsızlıkların artması, zihinsel ve düşünsel sığlaşmaya neden olan eğlenceperestlik gibi nedenlerle bilginin ham madde olarak depolanmasını ve buna bağlı olarak bilginin işlenmesini zorlaştırıyor.

Bilgiyi epistemolojik terörün hammaddesi olarak kullananlar; bilgiyi, yaratmak istedikleri etkiye bağlı şekilde işleyerek, bilgiyi amaçları doğrultusunda kurgulayarak bilgiyi depolayamayanlar ile bilgiyi işleyemeyenlere karşı kullanmakta, onları zihinsel ve düşünsel kaoslara itebilmektedirler.

Bilgi, bilinç ve eylem oluşturur

Tüm bunlar aslında, insanın benliğine, yaşantısına, mensubu olduğu sosyal, siyasal ya da kültürel çevresine, kendi varlığı dışında kalan kişilere, kişinin iç ve dış dünyasına ilişkin farkında olma, duyarsız kalmama durumu olarak adlandırabileceğimiz bilinç oluşumuyla ilgilidir.

Bilginin kullanımı son kertede bilinç ve bilincin ortaya çıkaracağı eylemle ilgilidir. Yani, “Bilgi aslında bilinç oluşturmak, bilinç oluşturmak da nihâyetinde eylem için vardır” diyebiliriz.

“Bilinç” denilince akla gelen kavramlardan biri de siyasal bilinçtir. Bugün toplumda siyasal bilinç oluşturmak için siyasal partilerden derneklere kadar çok sayıda oluşum var. Tüm bu oluşumlar kendi istediği siyasal bilinci oluşturmak için bilgiyi bir güç olarak kullanıyorlar.

Birleştirici bir siyasal bilincin yanı sıra ayrıştırıcı siyasal bilinç de bulunduğumuz coğrafyanın bir gerçeğidir. Burada önemli bir husus ise, tüm birleştirici unsurlara rağmen ayrılıkçı siyasal bilincin nasıl oluştuğudur.

Ayrılıkçı siyasal bilinç nasıl oluşturuluyor?

Ayrılıkçı siyasal bilincin oluşturulmasının yollarından biri, tarih bilicini ezilmişlik, ötekileştirilmişlik ve mağdur edilmişlik üzerine inşâ etmektir. Bu bağlamda geçmişin acı hatıralarının hikâyeleştirilerek dramatik bir üslûpla anlatılması, ayrılıkçı siyasal bilincin oluşmasına sebebiyet verecektir.

Ülkemizde ayrılıkçı siyasal bilinç oluşturmaya çalışanlar, geçmişin acı hatıralarını çok iyi kullanmakta ve kendi taraflarına yönelik oluşturdukları tarih bilinci de geçmişin acı hatıraları, ezilmişlik, ötekileştirilmişlik ve mağdur edilmişlik üzerine inşâ edilmektedir.

Ayrılıkçı siyasal bilinç oluşturmanın sinsice yöntemlerinden biri, kültür bilincinin tıpkı tarih bilincinde olduğu gibi ayrılıkçı bir motifle oluşturulmasıdır.

Bugün “kültür” veya “kültür sanat derneği” adı altında bazı yerlerde şiir, şarkı, el sanatı, geleneksel sanatlar, folklor ögeleri üzerinden ayrılıkçı bir bilinç ve bu bilinç yapısına sahip gençler devşiriliyor. Buralarda ayrılıkçı bir bilinçle âdeta yeniden formatlanan gençler, daha sonra terör örgütlerine katılarak terör eylemlerine başvuruyorlar. 

Son tahlilde, kimlik ve aidiyet duygusunun ortaya çıkmasında sosyal, kültürel, tarihî ve ulusal bilincin oluşumunda bilgi, bilginin geldiği kanal, bilginin işleniş biçimi, bilginin kaynağı, bilginin işaret ettiği istikamet ve bilginin oluşturacağı bilinç, bu bilinçte eylem biçimini şekillendirecektir.

Terörün temelinde, çoğu kez görmezden geldiğimiz bir bilinç, bu bilincin altında ise o bilinci oluşturan ve mutasyona uğratılmış bir bilgi vardır. Yani “terör” dediğimiz olgunun epistemolojik bir yönü vardır. Bu nedenle, teröre karşı mücadele, sadece hükûmetlerin işi değildir. Bilgi ve bilgiye yön vererek bilinç oluşturan tüm toplumsal yapı ve kurumlar, meselenin bu yönünü dikkate alarak elinden gelenin ötesinde üzerine düşeni yapmalıdır.

Yoksa birileri, kültür veya kültür sanat derneği adı altında bazı yerlerde tarih, kültür, şiir, şarkı, el sanatı, geleneksel sanatlar ve folklor ögeleri üzerinden ayrılıkçı bir bilinç ve bu bilinç yapısında gençler devşirerek terörün değirmenine su taşımaya devam ederler.

(Bu konuyu ileride daha geniş ve derinlikli olarak bir dosya şeklinde ele alacağım.)