EKREM Bey birine matematik öğretmeye çalışmıştı ekranda.
“Başka bir ortalama vereyim. Biraz matematiği gelişsin arkadaşın” dedikten sonra şöyle bir hesap yaptı: “800 ile 900’ü toplarsın. Onun yarısı 700 yapar.”
*
Matematiği de İngilizcesi gibi arkadaşın.
“Ayem okey” diyor ya…
Bu durumda ayem çift okey.
*
Geçenlerde memleket turuna çıkmış, kalabalık karşısında coşkuyla konuşuyor.
Salondan ses yükseldi: “Ceketi çıkar… Ceketi çıkar…”
Fark edenler için senaryo işliyor.
İstek üzerine ceketi çıkardı, özenle kolları sıvadıktan sonra salondan “İktidar iktidar”nidaları duyuldu.
Ve ona da cevap geldi: “Gençler, size söz: Bu ceket, iktidar olana kadar giyilmeyecek.”
Külliyen yalan. Daha kaç defa giyer o ceketi, kaç defa çıkarır Allah bilir. Fakat kimse o sözünü hatırlatmayacaktır.
*
Sınavsız girilen Kıbrıs’taki tabela üniversitenin Türkiye’de hiçbir üniversitede denkliği yok o dönem.
Yalnızca Türkiye değil, Asya’dan Afrika’ya, Avrupa’dan Amerika’ya kadar dünyanın hiçbir yerindeki üniversitelerle denkliği yok. Tanınmıyor, kabul edilmiyor.
Tartışmanın temeli burası.
Denklik olsaydı, diploma üzerinden tartışma yapmanın bir mağduriyet oluşturacağı ve dolayısıyla üstüne gidilen kişiye puan yazacağı garanti idi.
*
Yine ekrandan bir kesit:
“Bu sorulara cevap veriyorum ama diploma ile ilgili olsaydı vermezdim. Muhattap bile almam.” (Muhatap demek istiyor.)
İngilizcesi zayıf da Türkçesi şişman mı ki?
*
Konuk olduğu televizyon programında peş peşe inciler döktürdü.
Bir yerinde nezaketini gösterdi ve şöyle söyledi: “Programın ilticamını bozmak istemem ama…”
“İlticam” dediğine bakmayın, “insicam” demek istiyor.
Yadırgamak da doğru olmaz.
“İrticam” demediğine şükredelim.
*
“Olmaz öyküler” bahsini görmeyen var mı?
Ekrem Bey İstiklal Marşı’nı okursa, nasıl okur?
Şöyle okur:
“Kahraman ırkıma bir gül ne
bu şiddet, bu celal sana
olmaz öyküler
kanlarımız sonra helal...”
Doğrusu:
“Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal”
Beş yıl önceki yanlışlık, aradan geçen bu süre içinde değişmiş midir? Doğrusunu öğrenmiş midir?
Okusun da görelim.
Çalışırsa olur, okuyabilir.
*
Kemal Bey de İstiklal Marşı okurken “ocak” diyeceği yerde “alçak” demişti. Daha ilk mısrada böyle bir hata yapılır mı? Yapıldı ve adam Ana Muhalefet Partisi’nin Genel Başkanı’ydı. Kurultayda kaybedene kadar yıllarca o makamda kaldı.
“Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen alçak” ne demek?
Hem de “Tayyip Bey İstiklâl Marşı’nı bilmez, okuyamaz” dedikten hemen sonra böyle söylemişti.
Hey benim memleketim! Kimleri gördün de el üstünde taşıdın yıllarca!
“Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak” ile alakası var mı o sözlerin?
Alçak nereden çıktı?
Fazlasıyla sinir bozucu ama bu benzerlikler gösteriyor ki Ekrem Bey, partisinin başına geçecek kapasiteye sahip. Onun gözü daha yükseklerde olsa da daha öteye gitmez.
*
Ona oy veren koyu CHP’lilerin bile pişman olduğuna şahidiz.
Gördüklerimizin istisna olduğunu düşünmek zor.
Onun adına tarihin sonu yaklaşıyor gibi.
Komedi programlarına benzeyen konuşmalar ve hareketlerden bir süre sonra uzak kalırsak, sürpriz olmasın.



