Altın Maydanoz Film Festivali

FETÖ’cü olmak için ille de FETÖ’nün bankasına para yatırmak, yurtlarında kalmak, gazete ve dergilerine abone olmak gerekmiyor. FETÖ’yle mücadele edilen bir dönemde, hele de 15 Temmuz sonrasında hâlâ FETÖ’nün böyle alçakça bir belgeseline kol kanat germek, Devlet’in yanında olmak yerine FETÖ safında yer tutmak da ziyadesiyle FETÖ’cülüktür haddizatında.

ALIŞMIŞ, kudurmuştan beter!

Alışmışlar bugüne kadar Devlet’in imkânları ile Devlet’e hainlik yapmaya.

Devlet’in okullarında oku.

Devlet’in verdiği parayla evini geçindir. Ev, araba, yazlık al.

Devlet’in verdiği makamlarla adam ol, nüfuzunu genişlet.

Devlet’in sağladığı imkânlarla yüksel, her türlü makamın tadını çıkar. “Sizden olmayanları” bertaraf et.

Devlet’in imkânları ile hâkim ol, savcı ol, polis ol, asker ol, sonra bu Devlet’e hainlik yap.

Gün gelsin, Devlet’in eline verdiği silahları vatandaşa doğrult. Bir gecede ellerinde Türk bayrağından başka bir şeyi olmayan 251 Türk insanını şehit et.

Devlet’in tankını vatandaşın üzerine sür.

Devlet’in savaş uçağı ile Meclis’i ve Özel Harekât Merkezi’ni bombala. Hem de sığınak delici mühimmatlar ile...

Devlet’in helikopteri ile Devlet’in başındaki Erdoğan’ı öldürmek için timler gönder.

İşler sarpa sarınca it gibi kuyruğunu kıstır, Devlet’in helikopteri ile Yunanistan’a kaç.

Alışmışlar işte Devlet imkânlarını hain, alçak ve kansız eylemleri için kullanmaya.

En son da Devlet’in sanata verdiği teşvik ile git, Devlet’i kötüleyen, suçlayan, teröristleri mağdur gösteren bir belgesel çek.

Yetmez, bu belgeseli getir, bir de Altın Portakal Film Festivali’nde yarışmaya sok. Oldu olacak, bu filmle ödül kazan.

Başka?

“Ulan Kahraman!” diyorum bazen, “Bu kadar hürriyet başka hangi ülkede var?”.

Bugün ABD’de bırakınız devlet teşviki ile El-Kaide belgeseli çekmeyi, kendi imkânlarınızla böyle bir belgesel çekmeyi dahi aklınızdan bile geçiremezsiniz. Adamı kabak gibi oyarlar, o küçük aklınızı başınızdan alırlar.

Bu alçak belgesel önce festivalden çıkarıldı. Söylenen odur ki, bu hamlenin üzerine 27 yapımcı ve sanatçı (!) festivalden çekileceğini açıklamış. Bunun üzerine belgesel tekrar festivale dâhil edilmiş.

Bu festivale destek veren Kültür Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı festivale desteklerini çekmişler. Ne kadar normal, hatta ne kadar hafif bir tepki oysa!

Ne yapacaktı Devlet? Bu alçakça, haince, Devlet’in parasıyla Devlet’e hainlik içeren belgesele ve bu belgesele yol veren festivale destek vermeye devam mı edecekti?

Bu belgeselin yapımcıları ve oyuncuları Antalya’nın sokaklarında üstü açık arabalar içinde kurumlana kurumlana, kasıla kasıla geçerken biz de onları mı alkışlayacaktık?

Bunu mu beklemiştiniz?

Canım ya, kıyamam size…

Evet, Devlet böyle bir rezilliğin bir parçası olmak istemedi, festivale desteğini çektiğini açıkladı.

Siz devam etseydiniz kuzum…

O hainleri üstü açık siyah arabalar içinde gezdirseydiniz. Ellerine “Demet Demet” çiçekler verseydiniz.

Festival sonunda ödüle de lâyık görseydiniz malûm belgeseli. Görseydik biz de eninizi boyunuzu…

Neden devam etmediniz? Sizi tutan mı oldu?

Şimdi çıkmışlar, sansürden filan bahsediyorlar utanmadan. Hakikaten bunlarda utanmanın zerresi kalmamış.

Konu Devlet düşmanlığı olunca sınır tanımıyorlar gerçekten.

Devlet size “Festivali yapamazsınız” dememiş, sadece “Bu rezilliğin bir parçası olmayacağım, desteğimi çekiyorum, ne hâliniz varsa görün” demiş.

Bulsaydınız paraları, salonları, devam etseydiniz panayırınıza. Paranız mı yoktu?

Aydın geçinen, sanatçı geçinen, gazeteci geçinen ne kadar kaşalot varsa Devlet’e çemkiriyor. Devlet nasıl olur da böyle köklü bir festivali iptal edermiş?

Affedersiniz, kendileri de eşek gibi biliyorlar neyin ne olduğunu. Lâkin genlerinde var Devlet’e her fırsatta saldırmak, Devlet-millet düşmanlığı yapmak. Tabiî bir refleks onlarınki artık.

İsmail Saymaz’ı bir taraftan, Berna Laçin’i bir taraftan, Demet Akbağ diğer taraftan kuduruyorlar, çemkiriyorlar.

FETÖ’cü olmak için ille de FETÖ’nün bankasına para yatırmak, yurtlarında kalmak, gazete ve dergilerine abone olmak gerekmiyor.

FETÖ’yle mücadele edilen bir dönemde, hele de 15 Temmuz sonrasında hâlâ FETÖ’nün böyle alçakça bir belgeseline kol kanat germek, Devlet’in yanında olmak yerine FETÖ safında yer tutmak da ziyadesiyle FETÖ’cülüktür haddizatında.

Şimdi o boşta kalan Altın Portakal heykellerini bu kaşalotlara dağıtmak lâzım aslında. Ne şekilde değerlendirmek isteyecekleri kendilerine kalmış artık!

Kalınız sağlıcakla efendim…