HAYATTA pek çok şey kötüye gidiyor diye düşünmeyelim. Bilhassa ülkemizde güzel şeyler de oluyor. Misal, iktidardan rahatsız olanların geleceğe dönük planlar hazırlaması, çok takdir edilesi bir gelişme.
Bugüne kadar plan program yapmamak ve ülke gerçeklerinden uzak durmakla suçlanmaları, en azından bazılarını epeyce rahatsız etmiş olmalı. Oturup madde madde yazmışlar.
İnternette yayılmış, çok takip ve takdir görmüş. Bu yüzden uçmuş gitmiş...
Bir arkadaşım iletti ve inanın okuyunca çok hoşlandım. İnsana sadece hava ile su değil eğlence de lâzım. O da bir ihtiyaç, peynir ekmek gibi…
Görmeyenler için diyeceğim ama sanıyorum ki daha önce haberdar olanlar da tekrarından rahatsız olmayacaklardır.
*
AKP gittikten sonra yapılacaklar:
• Tüm imam hatip okulları kapatılıp spor, sanat ve meslek okullarına dönüştürülecek.
• Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılacak; bütçesi sağlık, eğitim ve bilime aktarılacak.
• Camiler, camiye gidenlerin bağışları ile ayakta duracak. Bütçeden ekstra bir pay ayrılmayacak.
• Basın, dağıtım ve TRT hiçbir hükümetin tekelinde olmayacak. Özgür ve bağımsız olacak.
• Ülkenin kaynakları birkaç çıkar grubunun elinden alınacak ve halkın yararına kullanılacak.
• Din temelli siyaset yasaklanacak ve Kutsal kitap ile seçim meydanlarına çıkanlara ömür boyu hapis verilecek.
• Irkçı, dinci ve mezhepsel söylemlere ağır suçlar getirilecek.
• Tüm kamu ve kurumlarda türban yasaklanacak. Dini hiçbir simge sokakta takılamayacak.
• Okullarda Anadolu ve Roma tarihi okutulacak. Felsefe, sosyoloji ve psikoloji dersleri ile Evrim tekrar bilimsel düzeyde okutulmaya başlanacak.
*
Nasıl?
Bize göre, daha iyisine rastlamak zor.
Hazırlayan veya hazırlayanlar her kim ise bir güzel uçmuşlar ve okuyanları da uçuşa dâhil ediyorlar. Bilet almaya, çekin yaptırmaya, çekinmeye gerek yok. Şip, şak… Okudukça her maddede bir kat daha mutlu oldum.
Bu program, bunu yazanlara bir değil, iki çeyrek asır daha iktidar yüzü göstermez. O da darasız, helalinden elli yıl eder.
Fakat bazı noksan kalmış noktalar var. Meselâ İmam Hatipler kapatılacaksa İlahiyat Fakülteleri niye kapatılmıyor? Büyük noksanlık.
Camilere girişte niye bilet kesilmiyor?
“Irkçı, dinci ve mezhepsel söylemlere ağır suçlar getirilecek” demişler ama suç değil, ceza getirilecek olmalıydı. Gözden kaçmış herhâlde. Suç ve cezayı karıştırmışlar. Bir gün “Yeraltından Notlar”ı da karıştırsınlar.
“Basın özgür olacak” demişler ama doğrusu “Bizim sözümüzden çıkmayacaklar”olmalıydı.
Dinî simgeler sokakta takılamayacakmış. Evde başörtü serbest olacak mı, onu belirtmemişler. Esasen evde başörtüsü takmak da çoğu zaman gerekmiyor. O tarafına pek takılmamışlar.
Ramazan ve Kurban bayramlarının kaldırılacağı, Ramazan’ın kısa günlere sabitleneceği, kandil gecelerinde radyo ve televizyonlarda özel yayın yapılmayacağı gibi hususları göz ardı etmişler.
Devlet yöneticilerinin ve her kademedeki memurların camilere gitmesini de dert etmediklerini görüyoruz. Galiba akla gelmemiş.
Camilerden ezan okuma konusu da ihmal edilmiş. Hoparlör kullanımının yasaklanması, müezzinlerin minareye çıkarak okumaları ve ezanın bir dönem uygulandığı şekilde Türkçe olması gibi hususlar niye belirtilmemiş, anlamak zor. Aceleye gelmiş olmalı.
Bu hata ve noksanlıklara rağmen, hemen belirtmek gerekir ki yazılan maddeler insana ferahlık veriyor.
Altına ise şunu yazıp yardım istemişler: “Başka neler yapılabilir, gönderinin altına yazın.”
Biz iyi niyetimizi gösterelim ve yaz kış demeden, beklenen yardımı ulaştıralım istedik.
Buyurun okuyun. Bir anlamda “ek liste” olarak kabul edebilirsiniz…
*
AK Parti’yi çeyrek asırdır iktidarda tutan, elbette seçmenlerdir. Onların verdiği oylar sayesinde sandıktan galip çıkıyorlar.
Bugüne kadar yapılan seçimlerde o kadroya oy verenler tek tek tespit ve tasnif edilmeli.
Tespiti onlar yapsın, biz tasnif konusunda yardımcı olabiliriz.
A) Hayatında bir defalığına olsun AK Parti’ye oy verenler toplama kampına alınmalı.
2002’den bu yana devamlı AK Parti’ye oy verenlerle ara sıra oy verenler de aynı kategoride görülebilir.
Onları da toplama kampına yığmak gerekir. “Oylarıyla destek olan büyük kitle” bu şekilde yaptığının cezasını çekmeli.
B) İl, ilçe, mahalle veya merkezde, hangisinde olursa olsun, AK Parti teşkilatında görev alanlar, çıkarma kampına alınmalı.
C) İlk gününden bugüne AK Parti’nin yetkili kurullarında görev alan kişiler, R. Tayyip Erdoğan’ın hitaplarda kullandığı ifadesiyle “Hanımefendiler ve Beyefendiler” için çarpma kampı uygun olacaktır.
Ç) İlk kabineden bugüne kadar AK Parti hükümetlerinde yer alan bütün bakanların da bölme kampına alınması gerekir.
Böylece dört işlem kampları tamamlanmış olacaktır. Çünkü matematik önemlidir. Matematik hayattır, candır. Ülkeler matematikle kalkınır. Kampların hangisindekilere idam, hangisinde müebbet, hangisinde ağırlaştırılmış müebbet vs. uygulanacağının kararını kendileri versin, her şeyi bizden beklemesinler. Tavsiyenin de bir sınırı var.
15 Temmuz’da darbe yapmaya kalkışanlar böyle listeler yapmış ve isimlerimizi tek tek yazmışlardı. Bunların neyi noksan ki ayrıntıya girmesinler?
Hepsi bir yana, esas mesele savunma sanayii ürünlerinin durdurulması, yasaklanması, toprağa gömülmesi, havaya uçurulması olmalıydı. Yapılan üçüncü köprü ile üçüncü havalimanının bombalanıp yok edilmesi de Boğaz altındaki geçişlerin de otoyollar ve köprülerin iptal edilmesi de unutulmuş veya kasıtlı ihmal edilmiş. Çok ayıp olmuş.
Naçizane tavsiyemiz bu kadardır. Dikkate alırlarsa, ne âlâ… Almazlarsa akıllanmamışlar demektir hâlâ.
Bu vesileyle, listeden haberdar eden aziz kardeşim Cevat Yılmaz’a teşekkürü borç bilirim. Vakti gelince de takas usulüyle ödemeyi açık ve net taahhüt ederim.



