6 Kasım 1983 Seçimleri ve demokrasiye yeniden geçiş

20 Kasım günü diğer parti liderleriyle Çankaya’ya çıkan Özal, Kenan Evren’den hiç beklenmedik bir şekilde hükûmeti kurma görevini almıştı. Turgut Özal’ın Başbakanlığında, seçimlerden neredeyse bir buçuk ay sonra ancak kurulan bu hükûmet, 13 Aralık 1983-31 Ekim 1989 tarihleri arasında görev yapmıştı.

BU yazımızda 12 Eylül Darbesi’nden sonra demokratik idareye geçiş sürecini ve bundan 37 yıl önce gerçekleşen seçimleri sizlerle paylaşacağız…

6 Kasım 1983 Seçimleri

Anavatan Partisi Genel Başkanı Turgut Özal’ın yükselen ivmesini fark eden Cumhurbaşkanı Kenan Evren, seçimler öncesi bir darbe lideri olarak Turgut Sunalp’ı işâret etse bile, bu ters tepmişti. Evren, Sunalp’tan umudunu kesmişti. Özal’ın kazanacağını anlamıştı. Son bir atak yaparak durumu Sunalp’ın lehine değiştirmek istedi ve bunun üzerine 4 Kasım günü televizyonda bir konuşma yapıp Özal’ı yerden yere vurdu. Konuşmanın netîceleri, 6 Kasım Seçimlerinde kendisini net bir şekilde gösterdi.

Seçim sath-ı mailinde yaşananları Kemal Karpat şöyle özetler: “Televizyonda seyrettiğim tartışmada, üç parti başkanı arasında bir de Turgut Sunalp Paşa vardı. Durum çok açık belli olmuştu. Paşa, ‘Biz ne dersek o olacaktır, devleti temsil ediyoruz, bize oy vermelisiniz’ gibi bir tavır almıştı. Özal ise gayet sakin olarak, halk iradesini göz önünde tutarak seçmene hitap etmiş ve o tartışmayı açık farkla kazanmıştı.” (Karpat, 2008:459)

Karpat, seçimlerle ilgili bir hatırasını da şöyle paylaşır: “Enstitüyü kurmak amacıyla Türkiye’nin Washington Sefiri Şükrü Elekdağ’ın verdiği davette buluştuk. Ben sefirle konuşurken, yanındaki Amerikalılar sefire sordular: ‘Çok yakında Türkiye’de seçim olacak, kim kazanacak sizce?’ Sefir asla tereddüt etmeden, ‘Tabiî ki Turgut Sunalp Paşa kazanacak, başka kim kazanabilir?’ dedi.” (Karpat, 2008:459)

Mehmet Doğan, gelinen noktayı şöyle özetler: “Netîce olarak 6 Kasım 1983 Seçimlerine üç parti katılabildi. MDP Başkanı, emekli bir orgeneral… 12 Eylülcülerle yakınlığı var. Böyle bir icâzetli parti için tâ Kanadalardaki görevinden alınıp getiriliyor. Askerî yöneticilerin favori sağ partisi MDP idi. Bu partinin geleneksel sağ oyları, 12 Eylül rejiminin Anayasa oylamasında tebellür eden prestiji ile bütünleştirerek toplayacağı umuluyordu. MDP’nin o günlerdeki adı ‘Milliyetçi Devlet Partisi’ oluvermişti. 6 Kasım Seçimlerinde merkez solun icâzetli partisi ise HP idi. Kurucu Başkanı, 12 Eylül yönetiminin Başbakanlık Müsteşarı Necdet Calp’ti. Eski CHP bürokratlığının bütün mümeyyiz vasıflarını üzerinde toplayan Calp, kendi içinde muhafazakâr bir yapı kazanmıştı. Böylece sağ iktidar olursa (ki hesaplar öyleydi), ana muhalefet sol partide olacaktı. Seçime girebilen üçüncü parti ise ANAP’tı.” (Doğan, M., 2005:125)

6 Kasım 1983 günü, seçime katılım oranının yüzde 92 olarak gerçekleştiği ve yaklaşık 20 milyon seçmenin katıldığı seçimlerde (Çavdar, 2000:293) Turgut Özal liderliğindeki Anavatan Partisi (ANAP) yüzde 45,15 oy ve 211 milletvekiliyle iktidara geldi. 12 Eylül Darbesi’nin sahibi MGK’nın açıkça desteklediği Turgut Sunalp idaresindeki Milliyetçi Demokrasi Partisi (MDP) ise ancak yüzde 23,27 oy oranıyla 71 mebus çıkartabilmişti.

ANAP seçimleri kazanmıştı kazanmasına ama seçimleri kazanan partiye hükûmeti kurma görevinin verilmeyeceğine dair dedikodular ortalıkta dolaşıyordu. İki hafta geçmesine rağmen Özal’a hükûmeti kurması için Çankaya’dan bir davet gelmemişti. TBMM’nin açılışı giderek uzuyor, herkesi tedirgin bir bekleyiş sarıyordu.

Bekleyiş uzayınca Halkçı Parti’den Meclis’e girmiş 27 Mayıs darbecisi General Fahri Özdilek’ten askerlerle temas etmesi rica edilmişti.

Özdilek, darbeci generallerle yaptığı görüşmenin ardından “Meclis’in açılmama ihtimâli” ile birlikte geri dönünce, ortalık iyice karışmıştı.

Darbeciler, seçimlere rağmen aba altından sopa göstermeye devam ediyorlardı. Özdilek, “Üstlerine gidildiği takdirde Meclis açılmayabilir. Askerler ürkütülmeden, programları aynen uygulanmalı” mesajıyla dönmüştü” (Uncular, 1992:14).

20 Kasım günü diğer parti liderleriyle Çankaya’ya çıkan Özal, Kenan Evren’den hiç beklenmedik bir şekilde hükûmeti kurma görevini almıştı. Turgut Özal’ın Başbakanlığında, seçimlerden neredeyse bir buçuk ay sonra ancak kurulan bu hükûmet, 13 Aralık 1983-31 Ekim 1989 tarihleri arasında görev yapmıştı.

General Turgut Sunalp ise Çankaya’da, “Turgut Paşam, bundan sonra ne yapmayı düşünüyorsunuz?” şeklinde soran Evren’e, “Mama kandırdı. Bekâret elden gitti. Bundan sonra o…tan başka yapacak şey yok” (Yaşar, 1990:192) şeklinde cevap vermişti.

Kâmran İnan, tarihî seçim gününü şöyle anlatır:

“Tarih, 6 Kasım 1983… Üç yıllık bir parantezden sonra demokrasiye dönüşün ilk seçimleri yapılıyor. Çankaya İlkokulu’nda oy vermeye gittik, kalabalıktı. Öğleden sonra Daily Mirror gazetesi muhabiri geldi, dış politika hakkında mülâkat aldı. İsviçre Radyosu’ndan geldiler. Parti genel merkezi hareketli, basın mensuplarıyla dolup taşıyor…

Saat 17:00’dan sonra ilk netîce Kars’ın bir köyünden geldi, lehimizeydi. Daha sonra gelen rakamlar aleyhe döndü; Özal başta, Calp ikinci sırada, biz en arkada gidiyoruz. Lider ve parti idarecilerinde moral bozukluğu başladı; rakamlar büyüdükçe durumumuz zayıflıyor; ANAP yüzde 45, HP yüzde 29, MDP yüzde 23 civarında gidiyor. Mağlûbiyetimizin belirtileri arttıkça Sunalp ve etrafında tefsirler artıyor.

Evren Paşa, Konsey, Hükûmet, Hava ve Deniz Kuvvetleri komutanları tenkit ediliyordu. Hükûmetin Özal’a verilmeyeceğini söyleyenler oluyordu. Tek tulum aldığımız yer, Bitlis’ti. İstanbul ve Ankara’da ezici mağlûbiyete uğradık. Basına bir açıklama yaparak mağlûbiyeti kabul etmesi hususunda Sunalp’i zor ikna edebildim.

Lider, muhtemel bir koalisyona karşıydı. Gelişmeler buna lüzum bırakmadı; Özal, tek başına iktidar oluyordu. 70 civarında sandalye alarak üçüncü sırada kalıyorduk; gülen yüz kalmamıştı. 1950’de CHP’nin başına gelenler şimdi başımıza geliyordu.

7 Kasım günü gazeteler, büyük başlıklarla seçim netîcelerini veriyor. BBC ve dünya basını, netîceleri ‘Ordunun mağlûbiyeti’ şeklinde veriyor… Akşama doğru belirlenen rakamlara göre ANAP 212, HP 113, MDP 71… BBC, Millî Güvenlik Konseyi’nin toplantı hâlinde olduğunu bildiriyordu.

25 Kasım günü MDP’nin ilk grup toplantısı yapıldı. Genel Başkan hissî konuştu; kendisine parti kurma ve iktidar olma vazîfesi verildiğini, daha sonra ihanete uğradığını söyledi.” (İnan, 2003:13-14)

Murat Belge, yaşananları şöyle özetler:

“Aslında bütün bu darbe dönemlerinden sonra, var olan siyâsî alternatifler arasında askerî yönetime en uzak görünenler seçim kazanmışlardı. Burada da manzara böyleydi. Ama Özal, Türkiye’de çok şey değiştirmiş bir Başbakandır. Bunun tam da 12 Eylül’ü izlemiş olmasının ilginç bir yanı vardır.

Özal geleneksel teamüllerinden farklı çizgiler de izledi. Kimin Genelkurmay Başkanı olacağına müdahale etmek veya ‘Türk Parasının Kıymetini Koruma Yasası’nı iptal etmek, Kürt sorununda federasyonu da tartışabileceğimizi söylemek, anlatmak istediğim kural dışı davranışlarından sadece birkaç tanesi…” (Belge, 2011:650)


Kaynaklar

Belge Murat,(2011), Militarist Modernleşme, İstanbul, İletişim Yay.

Doğan D. Mehmet, (2005), Darbeler, Müdahaleler ve Siyâsî Sistem, İstanbul: İz Yayıncılık

İnan Kâmran, (2003), Siyâset Yılları, İstanbul, Timaş Yay.

Karpat Kemal, (2008), Dağı Delen Irmak, İstanbul: Timaş Yay.

Uncular Betül, (1992), İşte Böyle Bir Meclis, Ankara: Bilgi Yay.

Yaşar Muammer, (1990), Paşalar Politikası, İstanbul: Tekin Yay.